Vatan Hainleri!

Türk’ün Ekmeğini Yiyip de Türk’e kılıç Sallama!!

  • a

  •  

    Nisan 2007
    M T W T F S S
    « Mar   May »
     1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    23242526272829
    30  
  • Son Yazılarımız

  • İstatistikler

    • 787,580 Tıklama
  • Gocunanlar

NURSUZLAR 1

Yazan: vatanhainleri Nisan 20, 2007

“Cumhuriyet savcıları, Meriç kıyılarında çakışan Türk köylüsünün kaybolan sabanlarından tutunuz da, bu yurtta yaşayanların uğrayacakları en ufak bir haksızlıktan, hatta Bingöl dağlarının ıssız kuytularında nafakalarını bekleyen öksüzlerin göz yaşlarından siz sorumlusunuz!”
Mahmut Esat Bozkurt
1 .Dönem Bakanı

FETULLAH’IN GERÇEK YÜZÜ

Saf Müslümanların din duygularını sömürerek çıkar elde etmek ve karanlık emellerini “düşmanımın düşmanı dostumdur” metoduyla gerçekleştirmek uğruna her türlü yalanı, takiyyeyi, riyayı, kısacası her türlü aracı kendileri için mubah görenler, Cumhuriyet tarihi süresince dershaneleri, yurtları, okulları, sermayeleri, fabrikaları, militanları, cemaatleri, tarikatları ve partileriyle hep var olmuşlardır. Bunlar, toplumu tepeden tırnağa kendi anlayışları doğrultusunda şekillendirmeye çalışırken, çağdaş toplumsal kuralların karşısına, kendi ilkel düşüncelerinin referansları ile çıkmakta ve bunu yaparken sürekli olarak ezilmiş ve mazlum rollerine bürünmeye azami gayret göstermektedirler. Bundan yaklaşık yetmiş küsür yıl önce Mustafa Kemal Atatürk’ün “Efendiler; Türkiye Cumhuriyeti devleti, şeyhler meczuplar, mensuplar ve müritler memleketi olamaz.” Dediği yurdumuz, adeta bir şeyhler, meczuplar, mürşitler ve müritler ülkesi haline getirildi…

1946 yılından itibaren hızlanan dinin yeniden siyasallaştırılması yönündeki politik tavır, Cumhuriyet düşmanı gerici çevreleri harekete geçiriyor, din adamlarının yeniden eski ayrıcalıklı sınıflar üstü sınıf olma özlemleri, iştahlarını kabartıyordu.

Din ve dinden çıkar sağlamanın yolları 1940’lı yılların sonlarına doğru siyasilerce yeniden hatırlanır hale geldi. O tarihlerdeki siyasal iktidarın seçim yatırımı amacıyla dizginleri iyice elden bırakması sonucunda, “din” siyaset malzemesi olmaya başladı.

Mayıs 1948’de “Sebilürreşat” adlı İslami bir dergi “Allah’ın inayetiyle Sebilürreşat’a başlıyoruz” başlığıyla ve Eşref Edip’in imzasıyla yayın hayatına giriyordu. Dergi; 1923 Cumhuriyeti’ni ve devrimleri hedef alıyordu.

Bir yanda eğitimlerini aynı hocalardan ve aynı kaynaklardan alan Cemalettin Kaplan (Kara Ses), Mehmet Kırkıncı ve Fethullah Gülen yetiştirilirken; diğer yanda Demirel, Erbakan ve Özal İstanbul Teknik Üniversitesi’nde buluşuyorlardı. Molla Said’in ders vermek için erzuruma gönderdiği şahsın dizinin dibine çökenler arasında Fethullah Gülen ve Milli Gazete yazarlarından Mehmet Şevket Eygi’de vardı. Diğer yandan Milli Görüş’ün üstadı Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’su ortalıkta boy gösterirken, Fethullah Gülen’de kendi çapında bu derginin dağıtımını yapıyordu.

Demirel, Nurcuların yayınladığı “İslam, Demokrasi, Laiklik” adlı kitapta kendisine sorulan: “Meclisin açılışında milletvekillerinin okuduğu yemin metninde yer alan ‘Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalacağıma’ ibaresi, demokratik prensipler açısından nasıl değerlendirilebilir?” sorusuna verdiği cevapta aynen şunları söylüyordu:

O yemin metninin hangi şartlar içinde meydana getirildiği, kimsenin meçhulü değildir. Bunlar hep müdahale sonucu askeri idarenin yaptığı şeylerdir. Onların ufuneti geçip de, zihinler açık olup tartışma ortamı açılıncaya kadar bir emrivaki şeklinde bunlar gider.

Demirel, “1920’ler sonrasının devleti, millet için değildir.” Derken, milletinde devlete küstüğünü söylüyor ve şunları anlatıyordu:

İran İslam Cumhuriyeti kurulmuştur. Pakistan İslam Cumhuriyeti vardır. Böyle birkaç memleketin başında İslam kelimesi yer almıştır. Aslında 1924 Anayasasında da “Türk devletinin dini, din-i İslam’dır” denildiğine göre o günkü devlet de bir İslam Cumhuriyeti’dir. 1923’te kurulmuş bulunan Türkiye Cumhuriyeti bir İslam devletidir. ‘Atatürk’ün kurduğu laik cumhuriyet elden gidiyor’ şeklindeki beyanların, bence iyi bakıldığı zaman tutarlılığı yoktur. Atatürk’ün kurduğu devlet laik devlet değildir. İslam devletidir.

Fethullah Gülen amaca ulaşmak için her yolu mubah olarak görüyor, Çağdaş Eğitim Vakfı’nda izlediğimiz bir kasetinde, cemaatine “on milyonluk tazminat davasını kazanmak için milyarlar harcayın, biz bunu karşılarız, Avukat kiralayın hakim kiralayın” diyordu.

DOĞUMU

Fethullah Gülen, 1938 yılında Erzurum’un Pasinler ilçesi, Korucuk Köyünde doğdu. Babası Ramiz Hoca, bir camii imamı; annesi Rabia Hanım ise ev kadınıdır.İlk okulu kendi söylediğine göre dışarıdan bitirmiştir.

1966 yılında İzmir’e vaiz olarak atanan Fethullah Gülen, 1971 geçirdiği kavuşturmadan, çıkan af kanunu ile kurtulmuştur; 1986 yılında güvenlik güçlerince aranırken kendi tabiri ile Özal’ın jesti sayesinde serbest hayata yeniden dönmüştür.

Fe-T-ullah mı, Fet-H-ullah mı ?

31.01.1986 yılında İzmir Nüfus Müdürlüğünden, değişme sebebi ile aldığı 1881 kayıt nolu kimliğinde ismi; Fe-T-ullah tır. Daha sonra adına bir H harfi ekleyip Allah’ın fetihçisi anlamına gelen Fet-H-ullaha dönüştürerek saf insanlar üzerindeki etkisini arttırmaya çalışmıştır.

FETHULLAH GÜLEN VE EVLİLİK

Fethullah Gülen, niçin evlenmediği konusunda şunları söylüyordu:

…Dinin emirlerine kılı kırk yararcasına riayet etmek mahfuz. İşte size, O’nun tilmizlerinden biri ve asrın dertlisi! Kendisine niçin evlenmediği sorulunca, cevap verir: “Ümmet-i Muhammet’in bunca dert ve ızdırabını düşünmekten, evlenmeyi düşünmeye hiç vaktim ve fırsatım olmadı” Evet, işte Nebi ve Nebi’ye varis olanların hali! Zannediyorum bugün dünyada bu türlü dertlileri beklemektedir…

Fethullah Gülen’in şeyhi Said-i Nursi’nin en önemli özelliklerinden birisi de- amcasının oğlu Abdurrahim Nursi tarafından kaleme alınan ve kendince de onaylanan “Bediüzzaman’ın Hayatı” adlı kitapta belirtildiği üzere- soyut olmak, yani hiç evlenmemek’tir.. Hayatı boyunca bu prensibine bağlı kalan Molla Said hiç evlenmemiştir.

Fethullah Gülen, evlenmemek konusundaki açıklamalarında ustaca bir taktik kullanarak şeyhini ve kendisini Hz. Peygamberin varisleri olarak gösteriyor. Oysa evlenmemesinin altında yatan gerçek, hastalığı ile ilgili olsa gerektir. Zira, Fethullah Gülen çok eskilerden beri şeker hastasıdır. Şeker hastalığının etkilerinden birisi de insanı iktidarsız yapmasıdır. Rüyasında kendisine bildirilen “evlendiği gece ölür, bende cenazesine gelmem” açıklamasının altında, o gece karşılaşacağı durumun olduğu açıktır. Öyle ya, tüm Müslümanlara: “Evlenin çoğalın, bende çokluğunuzla ve sizinle övüneyim” diyen Hz. Peygamber Fethullah Gülen’e niçin evlenmeyeceksin desin?..

“İkinci Diriliş”i gerçekleştirmek amacıyla faaliyet gösteren Işık Evlerinde kalan gençlere sabah namazından sonra, eller aşağıya doğru çevrilerek, şu dua yaptırılır:

Allahümme ecirna min şerri nisa, Allahümme ecirna min belain nisa, Allahümme ecirna min fıtnetin nisa… Yani; Allahım kadınların şerrinden, Allahım kadınların belasından, Allahım kadınların fitnesinden bizi koru ve esirge!..

Fethullah Gülen alçak gönüllülüğünü sergilerken bile kendisini göklere çıkarıyor:

…Ancak, acaba biz, o sultanlara sultanlığı öğreten Gönüller Sultanı’nı istenilen bilebildik mi? Sizi ne diye karıştıracağım? Beş yaşından beri başını secdeye koyan ve O’nun boynu tasmalı, kapısının “Kıtmir”i olduğunu söyleyen ben, O’nu tam anlayabildim mi? …Fethullah Gülen, burada bir yandan kendini Yedi Uyarlar denen Ashab-ı Kehf’in köpekleri Kıtmir’e benzeterek kendisine alçak gönüllü dedirtmeye çalışırken, bir yandan da “beş yaşından beri alnı secde de” olduğunu vurgulayarak kendini övmektedir.

SAYGI ANLAYIŞI

Fethullah Gülen saygı konusundaki görüşlerini şöyle dile getiriyor:

“…Halis bize çok iyiliği dokunan Avlar ağalarından birinin oğluydu.Yine beş-altı arkadaş kalıyorduk. Eğer birinin misafiri gelirse, yatacak yerimiz kalmazdı. Çok dar bir yerdi. Burada unutamadığım bir hatıram şudur:

Yatmam istediğimde baktım ayağımı arkadaşlardan birine doğru uzatmam gerekiyor; saygısızlık olur düşüncesiyle ona doğru ayağımı uzatmadım. Diğer tarafta kitaplarımız duruyordu. Kitapla doğru da ayaklarımı uzatmam doğru değildi. Beri taraf kıbleye denk geliyordu. Ayağımı uzatabileceğim bir tek yön vardı; orası da Korucuk istikametini gösteriyordu. Ve ben babam Korucuk’ta olabilir ve ona karşı saygısızlık etmiş olabilirim o tarafa da ayağımı uzatmadım. Birkaç gece böylece hiç uyumadan oturdum.”

Her konuda bu derece saygılı olduğunu açıklayan Fethullah Gülen, camii de yaptığı konuşmasının sonucunda burnunu sildiği mendilin cemaatten birinin “at” demesi üzerine “değmezsin” diyerek minberden cemaatin üzerine atıyordu.

Fethullah Gülen ve Batı

“Sonsuz Nur” adlı kitabında Batı’yı, Avrupa ve Asya’yı yerin dibine geçiren Fethullah Gülen, “Fethullah Hocaefendi ile Ufuk Turu” adlı kitapta; Batı’ya övgü yağdırıyordu:

Ufuk Turu kitabından Batı yandaşlığı:

Mutlak manda, bila kaydü şart bir Batı düşmanlığı, zannediyorum bizi çağın dışına iter. Ve zaman tarafından elenirsiniz….

…Onlardan alacağımız şeyler güzellik olur. Ve Batı’dan alınacak bir çok güzellik var. Mehmet Akif; “alınız Garb’ın ilmini” diyor. Üstat Bediüzzaman’ın bu şekilde yaklaşomları var. Ben bu anlamda bir Garp’lı, Batı’lı olmada hiçbir mahzur görmüyorum.

Sonsuz Nur kitabında Batı düşmanlığı:

…Avrupa’nın kafir ve zalimleri, Asya’nın insanlığı istismar eden münafıkları ve içimizdeki gafiller istemeseler bile, sikkeyi basan, tuğrayı elinde tutan ve peygamberlerce Sultan-ül Enbiya olarak kabul edilen, O, günde beş defa nam-ı celiline dünyaya ilan ettiğimiz Sultanlar Sultanı, bir gün mutlaka bütün kalplere girecek ve herkesin sevgilisi, mahbubu, mergubu olacaktır…

FETHULLAH GÜLEN’İN SARIK PROPAGANDASI

Eski gezici vaiz Fethullah Gülen bir ev toplantısında yaptığı konuşmasında, bir hoca arkadaşı gibi kendisini aklı çeyrek, bağnaz bir tip olarak tanımlıyordu.Aynı konuşmada Allah’ın herkese ayrı görevler verdiğini ima ediyor, Mahmut Hoca’ya da,”benim Mahmutçuğum; sen fazla dalma o türlü şeylere… sen çarşafı, sen şalvarı, sen cübbeyi, sen sarığı propaganda et…” dediğini anlatıyordu.

Nurculuk,Atatürk ve Devrimler

Nurcular, Atatürke, ilkelerine ve Türkiye Cumhuriyetine karşıdırlar. Nurculara göre Türkiye Cumhuriyeti bir askeri istibdat ve sapıklıktır. Cumhuriyet, onlara karşı hücum etmek için girişilmiş bir zındık hilesidir. Nitekim Saide göre mutlak istibdata Cumhuriyet, mutlak din sapkınlığına rejim, mutlak sefahata medeniyet, keyfi cebre kanun adı verilerek kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti sadece İslama değil, ahlakada aykırıdır. Öyle ki bu cumhuriyette, camiler mihrapsız, köyler imamsız, şeyhler fırkasız, müritler başsız bırakılmıştır. Hâlbuki olması gereken devlet bir din devletidir.

Gülen’in Kâbuslu Günleri: ASKERLİK

Askerliğini zor şartlar altında yapmadığı için,ordunun yemeğinin kendisine caiz olmadığını düşünerek yemeden içmeden kesildi Fethullah Gülen,”Küçük Dünyam” adlı kitabında, teskere gününü şu cümlelerle anlatıyor:

“Hayatımın en kabuslu günleri sona ermişti.İki sene ihtilaller ve ihtilal teşebbüsleri ile yüzyüze yaşadığım ve korkulu bir rüya görüyorum, uyanınca geçecek diyerek kendimi ikna ettiğim ve bu ikna ile sabredebildiğim askerlik artık bitmişti.”

Fethullah Gülen askerlik günlerini kabus olarak nitelendirse de yine kendi anlatımlarındannöbet tutmadığını, eğitim yapmadığını, herkes 24 ay askerlik yaparken onun 17 ay yaptığını, günlerini kitap okuyup, gece-gündüz Kuran dinlayerek geçirdiğiniöğreniyorduk.Fethullah Gülenin kabusu her Nurcu gibi askerliğin felsefesine olan inançsızlığından kaynaklanıyordu

Fethullah Gülen’in Takiyyeye Yönelik Sözleri:

* “Hz. Muhammed Mustafa’nın askerleri, Cindullah; Allah ordusu… HİZBUL-LAH; Allah cemaati, tabiri caizse Allah Partisi… “
  * “Cihad bir hayır kapısıdır; o kapıdan giren iki hayırdan mutlaka birisine kavuşacaktır. Evet, ya şehit olup ebedi bir hayat, ya da gazi olup hem dünya, hem ukba nimetlerine kavuşacaktır. İşte bu cihadda bir de böyle bereket var….Cihad sözcüğü; içinde bulunulan asır ve şartlara göre değişiklik arz eden geniş kapsamlı bir kelimedir. Gün olur, mal mülk her şey feda edilerek bu vazife yerine getirilir, zaman gelir, yollar gider bir can pazarına ulaşır ve can alınır verilir.”
  * “Cihad, bir müminin uğruna canını feda edebileceği en tatlı mefkûre ve en yüksek bir idealdir.”

Fethullahçı takiyyecilerin iddia etikleri gibi, cihaddan murat, insanın kendi nefsiyle mücadelesiyle, kanlı abdest alma, can pazarında can alıp verme, mezhep terörü, Hizbullah övgüsü de, herhalde bu mücadelenin, masım ve iyi niyetli ritüel ve taktikleri olsa gerek…

“Fethullah GÜLEN’in Ölçü (1) adlı kitapçığının 60. sayfasında “Yerinde durup mevziini koruma, düşmanı alt etme ve hedefe en birinci vesilesidir, cepheyi terk edip ayrılanlar ise yerlerinden ayrıldıkları andan itibaren kaybetme yoluna girmiş sayılırlar” tarzındaki telkin ve ciddi bir “cephe” faaliyetinin varlığına işaret edilmekte ve bu stratejinin mevcut çalışma sürecinin içersinde uygulandığı müşahade edilmektedir.

Bu anlatım, geçmiş yıllarda yaşadığımız “davadan döneni vurun” anlatımı da PKK’nın davadan ayrılan militanlarına yönelik yapmış olduğu tehditlerle paralellik arz etmektedir.

Devletin Anayasal nizamını değiştirerek yerine şer’i esaslara dayalı bir İslam devleti kurmayı hedeflediği değerlendirilen Fethullah Gülen ve yandaşları, 28 Şubat kararının alınmasından sonra ve özellikle soruşturma ile ilgili yazışmaların başlamasıyla birçok örgüt evini boşaltmış, örgütsel yapılanmaya zarar vermemek için faaliyetlerini mevzi koruma kuralına uyarlamışlardır.

Şu anda birçok örgüt mensubu ve talebeleri aile evlerinde örgütsel faaliyetlerini sürdürmektedirler.

Gülen örgütünün ekonomik boyutu da göz önüne alındığında, gelecekte ülkemizi bekleyen tehlikenin büyüklüğü endişe verici boyuttadır.

Kendine ve kadrolarına Türkiye ve Dünyayı kurtarma misyonu biçmesi, buna inanmaları; bunun dışında Allahın peygamber’in, Meleklerin kendilerini destekledikleri iddia ve saplantısı içinde bulunması, kendilerinin “ Allah’ın Ordusu” olduğuna, kurtuluşun cemaate tabi olmakla ve ışık evlerinde yetişmekle mümkün olacağına inanması, Türkiye’yi nasıl bir tehlike ve karmaşanın, nasıl bir çılgınlığın beklediğinin somut işaretleridir.

Hocaefendilerin tümünü ‘masum’ sayalım: A.B.D’de ikametin yasayla belirlenmiş katı koşulları bulunmaktadır hiç kimse yasal olarak, resmi başvuru yapmaksızın ve de gerekçesini belgelemeksizin –defactor statüsü hariç- bu ülkede altı aydan uzun bir süre kalamaz. Kaldı ki bu hoca efendilerin en ünlüsü, Haziran 1999’da Show TV’de Reha Muhtar’a yaptığı bir saati aşan açıklamada, 14 gün sonra Türkiye’ye döneceğini taahhüt etmiştir. Tabiki hem de kamuoyuna yapılan bu taahhüt sahibi tarafından bugüne kadar hala yerine getirilmiş değildir. hocaefendilerin tümünün yeşil karta sahip olmaları teknik açıdan olanaksız, çünkü yasal koşullar uymamaktadır. Bu ülkede yaşayanlar, sıradan insanlar için lotarya şansı (!) dışında yeşil kart almanın zorluğunu ve formalitelerini çok iyi bilmektedirler. Gerçekte, ABD’de derin devlet koruması altındaki Hocaefendilerin, “kaç” komutunu aldıkları andan itibaren CIA “İltica ve Taraf Değiştirme Departmanı” nın acil planına dahil olarak kendilerine tanıdığı kolaylıklardan yararlandıkları bilinmektedir. Bu arada, Merve Kavakçı gibi ABD vatandaşlığına alınmışlarsa o başka. O zaman her şey apaçık ortada olacağı için bu irdelemenin ayrıca bir anlamı kalmaz. Bu arada, ABD Büyükelçiliği ve Konsoloslukları, hocaefendilerini ziyaret amacıyla cemaatten usulüne uygun gönderilen tüm ziyaretçilerin vize problemini -10 yıllık vize vererek- çözümlemektedir.

Fethullahçı yapılanma, CIA’nın öngördüğü tarikat (sözde sivil toplum cemaati) modeline tıpatıp uymaktadır. Modelin amacı, tarikatları, birer sivil toplum örgütü (NGO) olarak yeniden yapılandırmak; küreselleşme sürecinde mevcut düzene karşı çatışma görünümünü yaratmadan uysallaştırmak…

Bizzat kendi yandaşlarının açıklamalarına göre, hocaefendileri, yakın zaman öncesine kadar Türk devletinin istihbarat örgütüne ajanlık yapmaktaydı; bir başka ifadeyle gerekli ve önemli bulduğu sakıncasız bilgileri –sırf gizli ilişkilerin ve amacın örtülmesine yönelik olarak- Türk ilgili makamlarına iletmekteydi. CIA ile bağlantının gelişmesinden sonra bu tür enformasyon hizmeti, statüsü içinde bir süre daha iletti. CIA bağlantısı, fethullahçıların ve de hocaefendilerinin yerinde yani kendi vatanlarında taraf değiştirmeleri sonucuna yol açtı; ta ki bu çarpık ilişkiyi Türk Silahlı Kuvvetleri ve MİT fark edinceye kadar kamuoyu onları 2barışın, hoşgörünün, uzlaşmanın’ simgesi olarak tanımaya devam etti…

Fethullahçıların Üniversitelerdeki kadrolaşma hareketi, Yüksek öğretim Kurulu’nun kurulmasıyla birlikte ivme kazanmıştır. Geleceğin mürit akademisyenlerini yetiştirme programı doğrultusunda, onbinin üzerinde müridini Y.Ö.K ve M.E. B kontenjanlarından A.B.D, İngiltere, Fransa gibi ülkelere gönderen fethullahçılar, şimdilerde iki önemli avantaja sahip olmuşlardır: Eğitimini tamamlayarak Türkiye’ye dönenler, akademisyen olarak, mevcut Fethullahçı kadroları daha da güçlendirirken; yurtdışında kalmak isteyenler de, iş bularak kaldıkları ülkelerde mevcut cemaati takviye etmişlerdir.

Fethullahçıların tanıtım ve propaganda amaçlı kullandıkları sitelerden neredeyse tamamı, yurtdışındaki adreslerden yayınlarını sürdürmektedir.Fethullahçı istihbaratçıların, “hasım”larına karşı kullandıkları en etkin internet sitesi, CIA’ın teknik, propaganda ve benzeri lojistik desteğiyle yayınını sürdüren ve bu sayede internet dünyasında “ en çok ziyaret edilen” siteler arasında gösterilen Mehmet Eymür’ün sitesidir.(www.atin.org)

Fethullahçıların “hasım” kategorisinde değerlendirdiği Türk Silahlı Kuvvetleri de, karşı propaganda faaliyetlerinden nasibini almaktadır.Örneğin, kamuoyu anketlerine göre “en güvenilir” kamu kurumu ve kuruluşları içinde başta gelen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu imajını gölgelemek, kamuoyu nezdinde itibar kaybı sağlamak, bir başka ifadeyle zan ve töhmet altında bırakmak amacıyla kurulan sitenin adresi şudur: www.yolsuzluk.com. Bu sitedeki linkler arasında yer alan sitelere bakınca, ilginç ittifaklar ve müttefikler olduğunu göreceksiniz.Tohuma kaçmış dinozor cinsinden Kemalist siteler bir şey diyeceğimiz yok.Ama linkler kısmının ilk başında http://www.kurtuluscephesi.com isimli terör örgütünün sitesi yer alıyor.Terör örgütünün sitesinde ise Lenin, Trokiç vs. gibi komünist liderlerin hayat ve görüşlerine link veriliyor.

DEĞİRMENİN SUYU WASHINGTON’DAN

Fethullah Gülenin bugün hükmettiği güç, Genelkurmay Başkanlığı tarafından 1998 basında hazırlanan bir raporda söyle sıralanmaktadır: “Yurtiçinde, 85 vakıf, 18 dernek, 89 özel okul, 207 şirket, 373 dershane, yaklaşık 500 öğrenci yurdu ve biri İngilizce yayınlanan 14 dergi, 15 ülkede yayınlanan 300 bin tirajlı Zaman gazetesi, ulusal düzeyde yayın yapan 2 radyo ve uluslararası yayın yapan Samanyolu televizyonu; Yurtdışında, 6 üniversite ve yüksekokul, 236 lise, 2 ilkokul, 8 dil ve bilgisayar merkezi, 6 üniversiteye hazırlık kursu ve 21 öğrenci yurdu olmak üzere toplam 279 eğitim kurulusu” bulunmaktadır.

Gülenin müritlerinin sahip olduğu 300e yakin şirketle 600 trilyon liraya hükmettiği hesaplanıyor. Yurtdışındaki okullarının yıllık gideri ise, Fethullahçılar tarafından 1.5 milyar dolar olduğu açıklandı. 1986 yılında, Özal tarafından gıyabi tutululuktan kurtarılan Gülenin 12 yılda bu kadar büyük bir güce ulaşmasının izahı da uluslararası bağlantısıdır.

AMERİKA’YLA ENTEGRASYONA KATTİYEN KARŞI DEĞİL

Fethullah Gülen, ne zaman başı sıkışmışsa ABDye kaçmıştır. 28 Şubat’ta da ABDye uçmuştu. Ankara DGM Bassavciliginin hakkında soruşturma başlatacağını öğrenince de hastalık bahanesiyle Amerikaya gitti. Simdi hakkında kırmızı bülten hazırlanıyor.

Esasen Gülen, ABDyle ilişkilerini gizlemeye gerek görmüyor. Aksine bu ilişkiyi güçlülüğünün bir kanıtı olarak kullanıyor. Kendi tarikatına ait Zaman gazetesinin 4 Eylül 1997 tarihli sayısında Bati ile ilişkiler hakkında su değerlendirmeleri yapıyor:

“Bu manada inanmış bir insanin Bati karsısında, Batı’yla entegrasyon karsısında, Amerikayla entegrasyon karsisinda olması katiyen düşünülemez.”

MOON TARIKAT’I VE FETHULLAH GULEN

Dinlerarasi Diyalog, Fethullah Gülenin CIA ile ilişkilerini sürdürmede kullandığı örtünün adi. Ama bu örtüyü bile kendisi icat etmiş değildir.

1950′lerden itibaren dünyanın efendiliğine soyunan ABD, kıtalararası imparatoruglunu sürdürmek için, her kıtasal din içinde kendisine bağlı bir tarikat örgütledi. Bu tarikatların hepsinin söylemi de ayni: Dinlerarasi diyalog.

CIA denetiminde yürütülen bu faaliyetin ilk basarili örneği Moon tarikatıdır. 1951de Koreyi işgal eden ABD, Güney Koreyi sömürgeleştirirken, sömürgeleştirmenin aracı olarak bir de Hıristiyan tarikatı kurdu. CIAnin misyonerleri, bu tarikatı kullanarak Güney Kore nüfusunun yüzde 40ini, Budistlikten vazgeçirip Hıristiyan yaptılar. Moon, iste bu tarikatın adidir. Resmi adıyla söylersek; Birleştirme Kilisesi.

CiA, Moon tarikatını kullanarak Dünya Anti Komünist Ligini örgütledi. Türkiyede Komünizmle Mücadele Dernekleri, Dünya Anti Komünist Liginin uzantıları olarak kuruldu.

www.istiklalmahkemesi.com

29 Yanıt “NURSUZLAR 1”

  1. mehmet demiş

    Siz bunları okudunuzmu ki böyle yorum yapa biliyorsunuz.Oku saydınız böyle yorum yapmazdınız.Hiç bir ülkede kendi dinine karşı böylebir düşünce yok.Bir başbakan namazlarını kılıyor irticacı diyorlar.Ama tüm avrupaülkelerinde ve amerikada başbakanları kiliseye gidiyor irticacı demiyorlar.İngilterede kadın müslümanlar baş örtüsünü çıkarmadan öğretmenlik yapıyorlar. Ama ülkemizde yapamıyorlar.Ve biz müslümanız.

  2. KUVVACI demiş

    Yorum yapan derğerli Türk Vatandaşı cumhuriyet rejimini değiştirmek isteyen kişilerin yaptıkları irticai eylemleri ve hareketleri biz gayet iyi biliyoruz. Bizim karşı çıktığımız senin yazdığın baş örtüsü değil, siyasi simge de yapılan o sıkma baştır. Devlet kurumları içinde herkesin ne şekilde hareket edeceği bellidir. Cemaatlerinizi dışarda bırakmak mecburiyetindesiniz.

  3. elif demiş

    çok iyi bir insan ben kendi adıma konuşçak olursam onu çok seviyorum

  4. muhammed demiş

    yorum bence kısmen doğru çünkü yusuf islam abd ye gitmek istedi bırakmadılar fethullah gülen serbest gidip geliyor evlerinde zorla ibadet etiriyorlar bu hangi kitaba sığar orda kalanlar kuraanın asını bile bilmiyorlar bu nasıl müslümanlık zorla bazı kitaplar okutmak hiç bir vicdana sığmaz + onu takip ederlerse ülkede evlenen kalmayacak oysa evlenmek 100 yıllık ibadete bedeldir hadiste gecer sen bunu onlara asla söyleyemezsin çünkü tek doğru onların doğruları..tek tip insan yetiştirerek nereye varılır cemaatların coğuda böyle insanların zihinleri uyuşturuyorlar sırf bu gericiler yüzünden biz böyle geri kaldık hizmet et gerisi önemli değil gibi düşüncelerle bizi uyutuyorlar bunlar ayetleride kabul etmezler bende bir ara cemaatlerinde kaldım her zaman fetullah ustad peki ayet nerde hadis nerde onlara yer yok önemli olan onların kitapları çok okumaktır hiç islam alimi kalmadımı farabiyi düşünün fahretin eraziyi düşünün tüm islam kitaplarını okudular ama cemaatekiler ise onlar hiç bir şey ifade etmez önemli olan onların kitapları… bir keresinde onların kitaplarında bir şeye karşı cikmıştım adamklar hemen üzerime atıldılar sen nasıl onlara ustada böyle dersin bende dedimki hz muhhammet bile hata yapmış allah onu uyarmıştır peki ustad hata yapamazmı bizim millet ne zaman gerçek kimliğini bulacak bilemiyorum……….

  5. Tahir demiş

    neden biz de örnek aldığımız ülkelerdeki gibi hekes özgürce ibadetini yapamıyor

  6. şakirt demiş

    Uyanın ey İslam alemi, sabatay sevinin torunları dinimizin içini sardılar.Müslümanın çocuğu sanki dinini öğrenezmişte, bunlar müslüman çocuğuna kendi sabatayist doğrultularında müslümanlık öğretecekler. Dünyada oluşmuş ne kadar zındıklık akımı varsa önce kendilerinin seçilmiş kimseler olduklarına inandırılanlardan çıkmıştır.Milyarlarca insandan oluşan İslam alemi içinde neden sadece bir ülkeden bir gurup insan seçilsin.Acaba bu ülke sınırları dışındaki müslümanların ne kadarı, buradaki bir takım zevatın, İslam için özel seçilmiş olduğu martavalını kabul ediyor veya böyle birşey duysa acaba hangi tarafıyla güler.Duyuyorum ki, hoca dua etmişte galatasaray iki gol atmış vs vs ardı arkası gelmeyen tevatür dolu martavalları okuyan sabataycılar, yarın bilmem kim efendiye vahiy geldi, kalkın şurayı alt üst edeceğiz gibi ayaklanmalara sevk etmeleride ihtimal dahilindedir.Bunlar Ramazanlarda vs. hadi sizin evinizde bugün iftar edelim vs. ayakları yaparlarsa sakın kabul etmeyin.Bunların amaçları sureti-haktan maskelerle ailelerinizin içine sızarak ailenizin mahrem bilgilerine daha sonra sizleri kendi amaçlarına uygun olarak kullanmak üzere ulaşmaya çalışırlar.Size bir öneri,böyle bir teklif yaptıklarında bizim ailemiz sizin hakkınızda müspet düşünceye sahip değil, isterseniz bizi kendi ailenizin içinde ağırlayın ki, bu büyük sevapdan mahrum kalmayasınız dediğinizde, yüzlerindeki o sureti-haktan maske düşecek gerçek yüzü ortaya çıkacaktır. Arkadaşlar önce ders çalışalım ayağıyla yanaşıp daha sonra din diyanetle ilişkisini kuramadığınız tuhaflıklar başladığında bu meseleyi asla kendi başınıza halledebileceğinizi düşünmeyin, halledememeniz için ne yapacaklarını çok iyi bilirler.Ailelerinize başvurup, iyi niyetle bunlarla arkadaşlık ettiğinizi daha sonra cevaplayamadığınız durumlarla karşılaştığınızı anlatmalısınız. Bunlardan ancak, ailenizin bu abi vs isimler takınan sabatay tohumlarına, çocuğumun peşini bırak, yoksa ben senin peşini bırakmam demesiyle bu saçmalıktan kurtulabilirsiniz, önce yalandan babalansalarda,bazı kuvvetlerin nazarındaki umumi tuvaletten daha berbat olan sicillerinin tekrar tekrar ortaya dökülmemesi için defolur giderler.Gençler bilinki asıl meslekleri insanların boşluklarından istifade etmek olan ve amaçlarına gitmek için her yolu denemekten geri durmayacak bu sahtekarlar geçmiştede sabatay sevi hareketi olarak zuhur edip, koca Osmanlı imparatorluğunu param parça ederek ülkemizi felakete sürükleyenlerin soyundan gelip onların yarım kalan işlerini tamamlamak amacıyla hareket etmektedirler.Genç arkadaşlar çoğunuz bilmez, eskiden bir sağcı,solcu hikayeleri vardı.Şu andada kendini İslam adına her türlü işi yapmaya tam yetkili ve yapacağı her işin sadece kendilerine belletilen amaca hizmet olması nedeniyle tartışmasız doğru olduğunu zanneden, kim tarafından ve nasıl bir işte kullanılmak üzere seçildiğini kimsenin bilmediği fakat kendilerini gizli/kutsal davanın seçilmiş adamı sanan kişiler üretiliyor ki, böyle bir durum binlerce PKK dan daha tehlikelidir.Bizler ise o davaya, şu davaya hizmet ediyorum deyip arkasıyla dağları devirenlerin yıkıntıları ve arkalarında bırakacakları pisliklerle uğraşmak istemiyoruz.Çünkü onların dava dediği şeye bir çokları benden uzak olsunda nerede olursa olsun demekte. En tepede oturan, sürekli pembe gözlük takınarak dolaşan kişide eminim ki, bir çok konudan habersiz,ve zannediyorum ki,burada asrısaadet devri yaşandığını düşünmekte. Genç arkadaşlarım bizler belli bir yaşa geldik, belki bu gün var ama yarın yokuz. Sizler kendi geleceğinizi bu sabatay tohumlarına hizmet ederek mi, yoksa azami dikkat göstererek mi şekillendireceksiniz, karar sizin.Burada maddi durumu müsait olmadığından, bunlarin pisliğini sineye çekmek zorunda olan arkadaşlarımı ayrı tutuyorum ve diliyorum ki, bunların pis oyunlarının içine düşmeden kurtulmayı başarabilsinler. Durumu iyi olanlar da bir kez daha kendi muhasebelerini gözden geçirsinler.

  7. Yusuf Gönc demiş

    PAPA HAZRETLERI:
    Ey Fethullah Gülenin pesinden giden nurcu kardeslerim neden PAPA HAZRETLERI diyen bir adamin pesinden gidiyorsunuz?! Iste ispati: http://www.youtube.com/watch?v=SfqnU2899AA
    Hepinizi MILLI GÖRÜSE davet ediyorum!!!

  8. Mehmet Gül demiş

    Tüm Yozgatlı Bozkurtlar adına muhterem hocamız,saygıdeğer insan Sn.Fethullah Gülen’e dinimize yaptığı önemli hizmetleri nedeniyle
    teşekkürlerimizi ve minnet duygularımızı sunmayı bir borç biliyor,
    kendisine uzun ömür ve sağlıklar diliyor ve dahil olmaktan gurur duyduğumuz muazzez dinimiz İslam’a hizmet adına gözümüzü kırpmadan her zaman için emirlerini beklediğimizi saygılarımızla bildiririz.

  9. duygu özdemir demiş

    ya aekadaşlar eğer Fethullah Gülen denlidiği gibi bir kişi ise;
    1)102 ülkeden ülkemize Türkçe konuşan öğrenciler geliyor,
    2)ismini bile duymadığımız ülkelerde İSTİKLAL MARŞI-ATATÜRK ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ ezbere biliniyor ve ATATÜRK PORTRESİ bütün okullarda bütün sınıflarda yer alıyor,
    hadi siz yapın bunları.sizin ATATÜRKÇÜLÜĞÜNÜZ dillerde kalmış.
    ATATÜRKÇÜYÜM diye geçinenlerin ne kadarı istiklal marşımızın 10 kıtasını ezbere biliyor?
    ya geçin bunları yapamadıklarınızın yapıldığını görünce takdir etmek yerine tehdit eden açıklamalarda bulunuyorsunuz.
    ÇYYD-ADD ATATÜRK için ne yapmış?

  10. [...] NURSUZLAR 1 [...]

  11. sanane lan demiş

    bak kardesim yazacak cok seyim var ama özetle sunu söyleyim meyve veren agacı taslarlar bunlar normal alıstık bunlara ama sunu untma kıyamet alemetleri gerceklesti hepsi sadece asrı saaadet devri kaldı bence bu cagı bu hizmet getirecek inşallah sizde bu yola muaffak olursunuz

  12. murat i demiş

    herzaman doğru ayakta kalır yanlış yıkılır konuşmak serbest TÜRKÇE OLİMPİYATLARI bunların cevabını ziyadesi ile veriyor.sayın fetullah gülen hoca efendiyi sonuna kadar destekliyorum…

  13. çiğdem demiş

    kardeşlerimmmmmmmmmmmm!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!bunlar sadce kıskanıp çekemeyenler boşverin ya.

  14. derya demiş

    arkadaşlar lütfen karaladığınız insanı karalayan kendini bilmez ülkesini seviyo gibi görünüp alttan alta ülkeyi yıkmaya calışan insanların yaptıklarını karalayın fethullah gülen hoca efendi hem türklüğe hemde islamiyete büyük katkıları olan nadide bi insandır bu gençlik onun vesilesiyle ALLAHI MUHAMMEDİ hissederek tanıdı RABBİM hocamızdan ebeden razı olsun

  15. NEVBAHAR demiş

    ŞOK GEÇİRDİM BU DEVİRDE BÖYLE CAHİLCE YORUM YAPILIRMI? HAKKINDA HİÇBİRŞEY BİLMİYORSUNUZ HOCA EFENDİNİN. BİDE LÜTFEN ATATÜRKÇÜ TAKILMAYIN ASIL VATAN HAİNİ SİZSİNİZ…EMİNİM ATATÜRKE SİZDEN ÇOKM SAYGI DUYUYORUZ.

  16. sifa demiş

    Slm ben suan soktayim hangisine inanayim bende bir insanim ve tabiki hocalar hakklidir ama her hoca degisik seyler söylüyorlar arkadaslar,neden tartisalim hoca efendi yada atatürkü, biz inancli insalarsak bosverin inancli olmayan arkadaslari biz müslümansak dogru yolu biliyorsak o zaman o dogru yoldan gitmeye bakalim.ama Baskalarin sözlerine bakmayalim.bizi dinde cikartmaya calisanlari biz atalim. selamettle kalin.Biz müslümaniz ama hain degiliz hain olanlar bizi düsman belliyorlar…Saygilarimla

  17. Hafif.org demiş

    Komiksiniz. Bu millet Fethullah Gülen Hocaefendi’ye gönülden destek verdikten sonra üç-beş zavallının onun aleyhine hareket etmesinden n’olacak ki? Hocamız bu milletin kalbini fethetmiş, dünyanın kalbini fethediyor. Varsın burdaki kör gözler de onu görmezden gelsin, iftira etsin. Zaten Peygamberlere dahi iftira etmediler mi? Hocaefendi’ye de hayda hayda iftira ve saldırı yapar bunlar.

    Hocam bu millet senin arkanda. Bakma sen cahil ve Allah adını ananı yok etmeye and içmiş insanlara.

  18. UğurTan demiş

    fethullah gülene bu kadar bağlı olanlar ? sizlere sorum şu :

    Amerikayı seviyormusunuz ?

    Sevmiyorsanız müslümanları katleden Türkiyenin yükselmesini , güçlenmesini istemeyen bir dünya gücü kendi çıkarları için hareket etmeyen ve Türkiye için bunca hizmeti veren hoca efendinizi neden finanse edip ülkesinde barındırıyor ???
    bunu bi sorun kendinize kimin için kim çalışıyor. Kaygılarınızı anlıyorum ama Müslümanlık kimsenin tekelinde değildir , Bu vatanda doğru işler yapmak için cemaat üyesi olmak şart değildir.. Türkiyeyi ve müslüman kardeşlerimizi yürekten seven ve hiç bir örgüte üye olmayan bir vatandaş olarak sesleniyorum , hangi hizmetde olursanız olun kime hizmet ettiğinizi bilin. Bu vatanın geleceğini bizden 100 sene ileride olan kapitalist ülkelerin planlarına bırakmayın. Selametle…

  19. feyzullah demiş

    size söyleyecek lafım yok ama iyi kışkırtıyosunuz ne yaparsanız yapın “allah nurunu tamamlayacaktır kafirler istemezsede”
    ne said nursi yi engelleye bildiniz ne de bizi engelleyeceğinizi sanıyosunuz.HEYHAT

  20. mehmetyildiz demiş

    Asil hainler bu yaziyi yazan ve destekleyenlerdir.. devletin icten yikan ergenokon destekcileri ve milletin yakasini birakmaya ugursuz mason zihniyetleri tarafindan yonledirilen zihinleri tamamen bulanmis ve karismis, kultur ve medeniyet anlayislari dejenere olmus tedavisi imkansiz sahsiyetlerdir

  21. kemal kurt demiş

    cok guzel yazmissin mehmet yildiz.. okumaktan ve anlamaktan korkan ancak baskalarinin tetikcisi olan ve baskalarinin sozleri ile onyargili hareket eden dusunmeyi unutan bir nesil ile karsi karsiyayiz.. sizlere nacizane tavsiyem korkulariniz ile yuzlesin ve bir iki adet kitap alin ve inceleyim. goruceksiniz bu mason ve ermeni zihniyetlerin soylediklerinin tam tersini gorecesiniz oralarda..vatansever ve karinca incitmekten korkan guzel insanlari..buyrun hodri meydan korkaklik etmeyin ve yazilan ve soylenenleri kaynaklarindan okuyun soylediklerinizden utanacaksiniz

  22. remzi yilmaz demiş

    arkadaslar bu kadar cirkin yazilari okuyarak guzel zihinlerinizi bulandirmayin bunu yazanlarin Turk ve musluman olmasi mumkun degil..cunku iftiralar ile dolu bir metin var karsimizda..cok sukur gercekler er veya gec ortaya cikiyor.. sayin gulen butun yazilarini bu bayrak altinda magazalarda altina ismini koyup magazalarda sattiracak kadar acik ve guzel yazilardir.. bunu yazan ise ne oldugu belirsiz bir virus ismini bile yazmaktan cekiniyor..kemal beye katiliyorum merak eden kitaplardan birisini incelesin ve bu insanlarin yazdiklari ile karsilastirsin bakalim dediklerinin nekadari dogru

  23. cemil koc demiş

    bunca yil emek verdim ulku ocaklari duzeyinde ve baska duzeylerde.. bu tur vatan hainleri gibi yazilar guzel milletimizi bolmeye calisan hainlerin yazilaridir..insanimizi siniflara ve bolumlere ayirmaya calisip yonetmeye calisiyorlar. butur sitelere sakin itibar gostermeyin arkalarinda karanlik gucler var

  24. ahmet özdemir demiş

    it ürür, kervan yürür.

  25. ilham demiş

    Ya arkadas bukadar bilgin varsa bu milleti bukadar kurtarmak icin azmin varsa, nerdesin sen neden sen birseyler yapmiyorsun
    ben okadar eminimki yukarda belirtigin kitaplarin birini bile sonuna kadar okumamissin
    sen olsan ya masonsun
    ya ermenisin
    ya da insan degilsin

  26. İsimsiz demiş

    [...] [...]

  27. NURSUZ demiş

    Biraz da ben ağlasam inlesem göz yaşı döksem epey cukka biz alırmıyız piyasadan.Cebimizi doldurup amerikaya yerleşirmiyizki acaba.Ulan BETON dediğiniz MUSTAFA KEMAL PAŞAM’ın gençliği Birgün tepenize BETTTTTTTTTTTTOOOOOOOOOOONNNNNNNNNNN GİBİ İNECEK.O zaman KARRRRRPUZA DÖNECEKSİNİZ. CUMHURİYETİN İLANINDA İZMİRDE OLDUĞU GİBİ….

  28. NURSUZ demiş

    EVET TÜRKÜM EVET ERMENİYİM EVET KÜRTÜM AMA ARRRRAP DEĞİLİM AMERİKALI DEĞİLİM AMERİKANIN AVRUPANIN UŞAĞI DEĞİLİM.BİZ KEMAL’İN İRSALİYELERİNİ OKUYUP BÜYÜDÜK OKUTTTUPPP BÜYÜTECEĞİZ.CUMHURİYETÇİ,MİLLİYETÇİ,ÜLKÜCÜ AKILLAR BÖYLE ZİHNİYETLERİ KABULLENMEZLER.

  29. NURSUZ demiş

    BEN BU VATANDA YAŞIYORUM BU BAYRAK ALTINDA YEŞİL ÜÇAYLI BAYRAK ALTINDA DEĞİL.BURASI ILIMLI İSLAM DEĞİL LAİK CUMHURİYET.2-3 NESİL SONRA SİZLERDEN ESER KALMAYACAK.1970LERDE IŞIK EVLERİ ŞİMDİDE IŞIK DEVLETİ HAYALİ ÖLDÜRÜYOR HEPSİNİDE.

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>