Vatan Hainleri!

Türk’ün Ekmeğini Yiyip de Türk’e kılıç Sallama!!

  • a

  •  

    Mayıs 2007
    M T W T F S S
    « Apr   Jun »
     123456
    78910111213
    14151617181920
    21222324252627
    28293031  
  • Son Yazılarımız

  • İstatistikler

    • 758,605 Tıklama
  • Gocunanlar

Abdullah Gül Kimdir?

Yazan: vatanhainleri Mayıs 22, 2007

Abdullah Gül’ün siyaset hayatı epeyce eski… Geçmişte belli zamanlarda bakanlık görevinde bulunmuş, Refahyol döneminde Devlet Bakanı olarak görev yapmıştı.

Türkiye Kalkınma Bankası kendisine bağlıydı.

Abdullah Bey’in emriyle bu bankaya yaptırılan yasadışı harcamaları bankanın Teftiş Kurulu inceledi. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu raporlarında bu yasadışı harcamalara yer verildi.

Paralar kendisinden istendiği halde vermedi. Yani iade etmedi.

Sonuçta, Türkiye Kalkınma Bankası, Abdullah Gül’ü mahkemeye verdi. Hakkında tazminat davası açıldı.

Dava dilekçesinde, Bay Gül’ün kendisi için bankaya yaptırdığı yemek, çiçek, hediyelik eşya, kartvizit gibi harcamaların kendisinden tahsili isteniyordu.

Davaya Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi baktı. Mahkemenin Esas 1999/216, Karar 1999/6l8 sayılı gerekçeli kararında özetle şöyle denildi:

“Davalının (Gül’ün) bankaya yaptırdığı (o günkü değerlerle) 1 milyar 652 milyon liralık harcamanın görevle ilgisi olmayan şahsi harcama niteliğinde olduğu saptanmıştır. Kişisel ilişkileri ile ilgilidir. Görev gereği değildir. Teftiş Kurulu tarafından tespit edilen bu para davalıdan istenmiştir.

Ancak davalı tarafından ödeme yapılmamıştır.Bunun üzerine uyuşmazlık çıkmış ve dava açılmıştır.

Açıklanan olgular, harcamalara ilişkin belgeler, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriği ile doğrulanmıştır.

Bu bakımdan davalı (Abdullah Gül) bizzat kendisi ödemekle yükümlüdür.(Devlete ait olan devlet parası) 1 milyar 652 milyon liranın yüzde 50 yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya (devlete) verilmesine karar verilmiştir.”

 Abdullah Gül, hakkında mahkeme tarafından verilen bu karara Yargıtay’da itiraz etti.

Şimdi Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından oybirliği ile verilen Esas 2000/6788, Karar 2000/7375 sayılı karara bakalım:

“Dosyadaki yazılarda, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlerde, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükmün ONANMASINA ve yazılı onama harcının davalı Abdullah Gül’e yükletilmesine 11 Eylül 2000 günü oybirliği ile karar verildi.”Abdullah Gül, kişisel amaçla kullandığı devlet parasını bu kesinleşmiş yargı kararı sonrasında devlete ödemek zorunda kaldı.

Abdullah Gül’den İnciler’de yazalım buraya bakalım kafasının içinde neler taşıyor Türk Milleti öğrensin. Aşağıda okuyacağınız sözler, adayımız ABDullah Bey’e aittir. Refah Partisi milletvekili kimliğiyle bir seminerde yaptığı konuşmadan özetlenmiştir. Bu konuşması kitap haline getirilip basıldı. (Türkiye’nin Milli Bütünlüğü ve Güvenliği. İş Dünyası Vakfı Yayını.)

“Türkiye’de bir sistem bunalımı var. Halka zorla diretilen, halkına zıt, ona düşman bir sistem. İşte onun içindir ki, bugün senelerdir beraber olduğumuz bazı insanlar ayrılıkçı mücadele içine girmişler. (PKK için söylüyor!) Ülke bütünlüğünü bile tehlikeli duruma getirir hale gelmiş böyle bir sistem…”“Türkiye’nin resmi ideolojisinin tabii karakterleri bu sistemi kuran tek partinin altı sloganı ile ortaya çıktı. Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devrimcilik, devletçilik ve laiklik. Ama bu milletin halkı bir araya gelip biz devletçi olalım, laik olalım, milliyetçi olalım diye bir karar vermedi. Bu ilkeler hep bu halka bir zorlatma şeklinde dayatıldı…”

“Uygulamada tam bir diktatörlük. Tam halka zıt bir yönetim. Hálá tabuların olduğu, söylenemez şeyler olduğu, halkın yıldırıldığı Türkiye’de yaşıyoruz.”

(Atatürk için konuşuyor) Türkiye’nin Irak, Libya, Suriye’ye benzeyen çok yanları var. Neden? Aynı TEK ADAM pozisyonu. Bugün Libya, Irak ve Suriye’ye gidin, tek insanın resimleri vardır her yerde. Tek insanın heykelleri vardır.” (Atatürk’ü Saddam, Kaddafi, Hafız Esad gibilerle kıyaslamaya yelteniyor. Ayıptır be!)“Devrimcilik adı altında yine bir dizi hukuki düzenleme tepeden inme, zorla getirilmiş ve zorla kabul ettirilmiştir.” (Harf devrimi, hukuk devrimi, kıyafet devrimi, kadın hakları ve ötekileri kastediyor.)“Milliyetçilik maalesef bir nevi ırkçılık şeklinde devam etmiştir. Halbuki içinde bulunduğumuz coğrafyada bütün insanlar İslam’ın potasında barışık yaşamış ve İslam’ın etrafında bütünleşmişti.

Milliyetçilik öyle olmuş ki, Türkçülük şeklinde alınmış ve bu ister istemez aksini de bazı insanların aklına getirmiştir. Mesela bunları açık söylemek zorundayım, ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ lafını tutup her yere yaza yaza, Türkiye aslında İLKEL bir hale dönmüştür. Bu laflar Türkiye’nin geçmişte bütün insanları İslam kardeşliği etrafında toplayan bütünlüğünü tehdit eder anlama gelmiştir. Bunlar halkın inanç değerleriyle bütünleşmeyen bir dünya sistemini halka zorla kabul ettirmektir.”

“Türkiye’nin bütünlüğünü tehdit eden, en büyük tahribatı vermiş olan sistemin ilkelerinden biri de LAİKLİK ilkesidir. Türk milletinin moral değerlerinin ana kaynağı din olacak, İslam olacak, sonra siz bunu potansiyel tehlike olarak göreceksiniz ve bunu uygulamalarla ortaya koyacaksınız.”

“Aynı şekilde, dindar olan bir subaya da siz kendi ordunuzda hayat hakkı vermiyorsanız, bunu açıkça söylemeden onu saf dışı ediyorsanız, sanki safra atar gibi, ajan yakalamış gibi onları ayıklıyorsanız, siz o zaman bu ülkenin devamını, bütünlüğünü nasıl temin edersiniz?..”

Ve konuşmasının sonunda baklayı ağzından çıkarıyor:

“Bu açıdan ikinci Cumhuriyet, yeni OSMANLICILIK kavramlarının ve bu tartışmaların ortaya gelmesini ben çok sağlıklı görüyorum ve geleceğe çok ümitle bakıyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.”

Peki şimdi ne diyecek çıkıp? “Efendim ben artık değiştim… Cumhuriyet rejimine özde olmasa bile sözde bağlıyım”

Bu masallarını bile bu saatten sonra hiç kimse yutmaz…

Biz devam edelim,

“Fezleke. TBMM Başkanlığına sunulmak üzere Adalet Bakanlığına.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı. Dosya No. Basın Hz. 1998/1160.

Davacı: Kamu Hukuku.

Müşteki: (Şikayet eden) Maliye Bakanlığı-Ankara.Sanık: Abdullah Gül. Ahmet Hamdi oğlu, Adviye’den olma 1950 doğumlu. Halen Fazilet Partisi Kayseri milletvekili.

Suç: Özel evrakta sahtecilik ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununa aykırılık.

Suç tarihi: 1997-1998 yılları arasında muhtelif tarihlerde.”

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Melih Tarı imzasıyla Adalet Bakanlığı’na gönderilen suç fezlekesinin başlangıç bölümü aynen böyle.

Fezlekenin içinde yer alan yargılama sürecine ilişkin sözleri özetliyorum. Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan Refah Partisi’ne önceki yıllarda çok büyük rakamlara ulaşan Hazine yardımı verilmişti. Parti kapatılınca, yasalar uyarınca, eldeki paranın Hazine’ye devredilmesi gerekiyordu.

Fakat Refah Partisi yöneticileri bu parayı geri vermediler. Trilyonlarca lira iç edildi. Naylon faturalar, hayali faturalar, düzmece belgeler ortaya çıktı! Kayıp paraların nereye gittiği, kimlerin cebine indiği bugün bile belli değil.

Ama işi örgütleyenler belli!

Bu düzmece faturalarda partiye tonlarca sucuk, peynir, çakmak, rozet alındığı iddia ediliyordu!

Ayrıca bir sürü para oyunu yapılmıştı. Milyonlarca dolarlık para, parti defterine bile işlenmemişti.

Yargı bunları belgeledi. Kayıp trilyonlar davasında Necmettin Erbakan 2 yıl 4 ay, 19 sanık 1 yıl 2 ay, 50 sanık bir yıl hapis cezası aldılar. Bu kararlar Yargıtay tarafından onandı ve kesinleşti.

Bay Gül’le ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanıp TBMM Başkanlığı’na gönderilen fezlekede özetle şöyle deniliyor:

(Bütün bu olanların) Olay tarihinde partinin Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapan sanığın da parti üst düzey yöneticisi olarak bilgisi dahilinde olduğu, bu şekilde sanığın özel evrakta sahtecilik suçuna iştirak ettiği, ayrıca Siyasi Partiler Kanununa da aykırı davrandığı görüşüne varılmıştır. Bu nedenle, halen Fazilet Partisi Kayseri milletvekili olan sanık Abdullah Gül’ün eylemine uyan (yasa maddeleri sıralanıyor) maddeler uyarınca soruşturma yapılabilmesi, Anayasanın 83/2 maddesi uyarınca TBMM’nin bu yolda bir karar almasına bağlı olduğundan, TBMM’nin takdirlerine sunulmak üzere gerekli işlemin yapılabilmesi için işbu Fezleke tarafımdan düzenlendi. 14 Eylül 1999.Melih Tarı. Ankara Cumhuriyet Başsavcısı.”

ABDullah Gül hakkında fezleke düzenlendi, TBMM Başkanlığı’na sunulmak üzere Adalet Bakanlığı’na iletildi. Bakanlık bu belgeyi TBMM’ye gönderdi.

Peki sonra ne oldu?

Bay ABDdullah Gül‘ün suç dosyası tam sekiz yıldan bu yana TBMM’nin tozlu raflarında, arşivinde bekliyor! Niçin bekliyor?..

Çünkü sözü edilen kişi hiç ara vermeden, her seçimde milletvekili olmayı başardı. Böylece o tarihten beri dokunulmazlık zırhı altında yaşıyor ve suç dosyası işleme konulamıyor.Yargı önüne çıkıp hesabını vermiyor.

35 Yanıt “Abdullah Gül Kimdir?”

  1. hametli demiş

    seviyorum ya ben bu adami. benim gibi milyonlar da seviyor. siz de catlayin e mi vatan hainleri…

  2. Blazen demiş

    Senin gibi milyonlar mi seviyor,evet toplasan iki milyonu geçmez,geriye kalan milyonlar nefret ediyor.

  3. ahyesevi demiş

    Aslında söylenecek çok şey var ama biz hain halkın vereceği ceza çok yakındır yakındır.Unutmayın satılmış vahteddine görede KEMAL ATATÜRK’te vatan hainidi.
    SAYGILARIMLA.

  4. turk evladi demiş

    her devrin bir kurtaricisi vardir. iste bizim devrimizinde kurtaricisi geldi sonunda.ve sen etek altindan saklanarak konusan tek disi kalmis…ve bu adam senin en az 100e vurulmus halinden daha cok seviyor vatanini.senin onu anlam icin heralde en az bir asir sonra gelmen lazim.

  5. ayşe demiş

    babanın oğlu mu da bu kadar seviyorsun

  6. polo demiş

    yukardakileri okumadınız herhalde bu nasıl kahraman bu nasıl bir vatan sevgisidir.sanırım ABDullah GÜL ve diger AKP liler sadece kendi cüzdanlarını düşünüyor. Bu millette bu tipi CUMHURBAŞKANI yapacak öylemi ? niye ? daha çok çalsın diyemi?
    Yazıklar olsun o zaman bu millete.abair önceki seçimden hatırlıyorum bütün PeKaKa lılar bunlara oy vermişti ozaman düşündüm bu it sürüsü bunlara oy veriyorsa ben vermiyorum .Sizlerde bir düşünün neden bu it sürüsü AKP ye oy verdi ?????

  7. emre demiş

    ya arkadaşım ne var bu kadar sevecek. herkesin bir derdi var. gitsin yenileri gelsin. her partiyi sırasıyla deneyen bir türk halkı var karşımızda. daha bizim başımıza kimler gelir kimler geçer kim bilir. niye her zaman seçimler gelince bu vatanını çok seven insanları daha çok görüyoruz. sizce vatanı sevdikleri için mi yoksa parayı mevkiii’yi sevdikleri için mi ben çıkartamıyorum. bunlar sadece tek bir parti için değil tüm partiler için geçerli..

  8. husrev demiş

    tayip gerçek halkın, hakiki bir milletin sevgilisi. oysa siz sadece bir yalandan ibaretsiniz

  9. mecit ALEMDAR demiş

    birincisi abdullah gülü kaç kişinin sevdiği belli oldu %47 den heralde bı 40 mılyon kışıdır sayı olarak. ikincisi bır arkadaş vahdettının ataturk hakkında vatan haını olduğunu soyledığını ıddaa edıyorr bilmiyorsan öğren onuu atatürk diyordu vahdettın için ve sizin gibi taşeron nesil diyor. yazık size okuduğunuz daha doğrusu size sizin kafanızdakılerın yazdığı tarıhı öğretenlere yazık sızın eğiteceğiniz çoluk çocuğunuza.

  10. ankaranıntaşı demiş

    sorun bahsi geçen insanın sevilmesi sayılması değil. sorun hakkında dava bulunan bir insanın koskaca devleti temsil etmesinin doğru olup olmadığı. hakkında dava bulunan bir insanın 70 milyonluk ülkede, cumhurbaşkanlığına en uygun aday olduğunun düşünülmesi yanlış.

  11. TURAN demiş

    YORUM YAZAN ARKADASLAR . KARSI DEVRIM SURSUZCA SALDIRIYOR ,YA BIZ . ISLAMI IYI BILMELIYIZ KARALAMAK HALKI KARSINA ALMAKTIR .ABDULLAH GÜLÜ SEVIN VEYA SEVMEYIN ANADOLUDA MÜSLÜMAN CUMHUR BASKANI DENIYOR . CHP ICIN de NELERIN VAR OLDUGUNU HEPIMIZ BILIYORUZ . AKILLI OLMAK ZORUNDAYIZ .MHP nin MECLISE GIRMESI ÜLKEMIZ ICIN BIR SANSTIR.GERDIRME POLITIKASI ÜLKEYE NELERE MAIL OLDUGU ORTADA .

  12. Serkan demiş

    Arkadaş bu kadar kör olabilirler. Hala savunan geri zekalılar var bu ülkede helal olsun size.

  13. safi demiş

    sevmesenizde adamlar %47 oy aldı

  14. Bahtiyar SOYLU demiş

    SAYGIDEĞER TÜRK HALKI

    ÇOCUKLARINIZ AKRABANIZ BİR YAKININIZ BENZER VE BENZERİ SUÇLARDAN YARGILANSA VEYA EN UFAK BİR DEDİKODU ÇIKSA O İNSANDAN UZAKLAŞIRIZ İLİŞKİLERİMİZİ KESERİZ O İNSANI DIŞLARIZ.
    MASAMIZA GELMİŞ OLSA KÜÇÜK YERLERDE O MASADAN KALKARIZ.
    BU HALKIN VERMİŞ OLDUĞU OLUMSUZ TEPKİ BAŞKA BÖYLE İŞE YELTENECEK KİŞİLEREDE DERS OLUR
    TOPLUMDA OTOKONTROLU SAĞLARDI.HATTA ALEVİ TOPLUMLARINDA BU TÜR DAVRANIŞLARDA BULUNANLAR DAHA AĞIR KOŞULLARDA TOPLUMDAN UZAKLAŞTIRILIR VE İBADETLERİNE BİLE ALINMAZLAR.
    EN UFAK BİR PÜRÜZÜ OLAN BİRİSİ MEMURLUĞA ODACILIĞA BİLE ALINMAZKEN.
    TOPLUM ARTIK
    SAHTE FATURA DÜZENLEYENİ BAKAN
    ORMAN ARAZİSİNİ RANTA DÖNÜŞTÜRMEKLE DAVALI OLANI BAŞBAKAN
    KAYIP TİRİLYON DAVASI İLE YARGILANACAK KİŞİYİ CUMHURBAŞKANI MAKAMINA LAİK GÖRÜYOR.
    BİRDE PİŞKİN PİŞKİN CATLASANIZDA PATLASANIZDA SEVİYORUM DİYEBİLİYOR.
    BU YOZLAŞMA NEDİR BU TUTUM NEDİR TÜRK HALKI BÖYLE OLMAMALI BİR YANLIŞLIK VAR DİYORUM
    AMA ÇOK ENDİŞELİYİM BU GİDİŞTEN LÜTFEN GÜNDE BİR İKİ SAAT ADAM GİBİ TV KANALLARI İZLEYELİM ADAM GİBİ GAZETELERİ YARIM SAAT OKUYALIM NEREYE GİTTİĞİMİZİ ANLAYALIM.

    SAYGILARIMLA
    BAHTİYAR SOYLU
    EMEKLİ MEMUR-İZMİR

  15. Murat demiş

    Türkiye’de bir sistem bunalımı var. Halka zorla diretilen, halkına zıt, ona düşman bir sistem. İşte onun içindir ki, bugün senelerdir beraber olduğumuz bazı insanlar ayrılıkçı mücadele içine girmişler. (PKK için söylüyor!) Ülke bütünlüğünü bile tehlikeli duruma getirir hale gelmiş böyle bir sistem…”“Türkiye’nin resmi ideolojisinin tabii karakterleri bu sistemi kuran tek partinin altı sloganı ile ortaya çıktı. Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devrimcilik, devletçilik ve laiklik. Ama bu milletin halkı bir araya gelip biz devletçi olalım, laik olalım, milliyetçi olalım diye bir karar vermedi. Bu ilkeler hep bu halka bir zorlatma şeklinde dayatıldı…”

    “Uygulamada tam bir diktatörlük. Tam halka zıt bir yönetim. Hálá tabuların olduğu, söylenemez şeyler olduğu, halkın yıldırıldığı Türkiye’de yaşıyoruz.”

    varmı arkadaşlar bunun aslını söylüyecek.
    Önce yola devam diyorum sonrada
    abdullah gül cumurbaşkanı diyorum…

  16. cemal demiş

    Sevgili Murat, “var mı bunu aslını söyleyecek, önce yola devam diyorum, sonra da abdullah gül cumhurbaşkanı” demişsin. Ben sana söyleyeyim var. İmralıdaki abdullah. Nasıl olsa sizin gibi vatnı uğruna şehit olmayı göze alan kahraman mehmetçiklerimize kurşun sıkan bölücülerle, dedelerimizin savaştığı AB ve ABD emperyalistlerine uşaklık edenlerle saf tutanlar için iki apo arasında da bir fark yok. Ha bölücü apo, ha gerici apo. Alın tepe tepe kullanın ikisi de sizin olsun, bize vatan severler yeter.

  17. Veysel Dinler demiş

    ELHAMDÜLİLLAH TÜRKÜM DEMEYEN HİR BİR KİŞİ AYDIN DEĞİLDİR, OLMAYACAKTIR. BU ÜLKENİN HALKINA EN KÜÇÜK BİR YARARI DOKUNMAYACAKTIR. HA GÜL OLMUŞ HA DİKEN. GÜNEŞ DÜNYA İÇİN NASIL BİR ANLAM İLETİYORSA, BİR TÜRK AYDINI DA AYNI ANLAMI TAŞIR BU ÜLKENİN İNSANI İÇİN.

  18. sarı kanarya demiş

    ya abiler ablalar bir insanın sadece kötü yönlerini aktarmaktan vazgeçmeyeceksiniz herhalde herkes çalıyor sadece bu adammıbundan önceki iktidarlarda ne iş vardı ama bu adam gerçekten güven veriyor uyuma türkiye

  19. Ahsah demiş

    YÜZ DEVAR…
    ÇOBAN BIRDI YÜZ DEVAR
    AYAK VAR ÖPÜLMEYE
    TÜKÜRMEYE YÜZ DE VAR…

  20. rugosa demiş

    Dogru rejimler maalesef dogrunun ne oldugunu goremeyen zavalli halklar yuzunden yikilmaya mahkumdur. Bunu yazarken ellerim titriyor, ama bu bir gercek. Turkiye’de cahil insanin cok oldugu, bu durumun da hukumetlerin isine geldigi buyuk bir gercek. Turkiye’de varolan oyle bir cehalet ki akliniza okuma yazma bilmeyen, koyunden baska biryer gormemis insanlar gelmesin hemen! Bu cahillerin icinde, ne akademisyenler, ne bilim adamlari, ne zenginler var…. Mallesef, Turkiye gercegi bu. Bu blogda onlarca yazi yazilmis. Bugun ilk defa gordum bu blogu ve oturdum butun yazilari okudum. Akli olan, aklini kullanmayi bilen bir insan bu yazilanlardan korkar, uzuntu duyar. Ama aklini kullanmayi bilmeyen, zavalli cahiller ise konulari bir taraflara cekip carpitmaya devam ederler.
    Eminim ki Ataturk bu gunleri gorerek ilke ve inklaplari anayasaya gecirdi. O cok ilerici bir insandi, ama maalesef artik onu anlayan Turk evladi cok ama maalesef cok az kaldi.
    Saygilar,
    Gül

  21. abc demiş

    Milletin yarısı nedense oyunu, sevmediği AKPye vermiş. Ya siz çok zekisiniz. Ya da oyunu AKPye verenler. Haa bu arada sitenizin faaliyetleri durmuş. Vah vah çok üzüldüm. Şu makkeme kararı engelini aşamadınız anlaşılan. Ama bakın ben aşabildiğime göre bunun bir çözümü olmalı. Hadi gidin biraz da bunun yollarını arayın. Tabi çaresini bulduğunuzda okuyuculara da öğretmelisiniz. Yoksa sitedeki yazıları kim okuyacak. Yut dışındaki vatandaşların okuması işinize gelir mi ki. Hadi kolay gelsin..

  22. cakir demiş

    siz a güle,rt erdogana b.arinca.f gülene vatan hayinimi diyosunuz puhahah asil hayin bu siteyi yapan

  23. anadolu demiş

    vatanhaini dediğiniz insanları milyonlar destekliyor milyonlar onlar ki anadolunun bağrından çıkmış anadolunun dertleriyle dertlenmiş kederlenmiş insanlar ama doğru ya anadolu insanı ne anlar doğrudan eğriden onlar tarlasına gidip gelmeli yönetmek mutlu azınlığın işi ne anlar anadolu insanı yönetmekten,onlar koyundur kuzudur oylarınında bir anlamı yoktur düşünemezler siz bilirsiniz herşeyi çıktılarmı meydana vatan haini oluverirler Addullah Gül adam gibi adam anadalu insanı anadolu yani sessiz çogunluğun sesi nefesi gururu herşeyi

  24. semih demiş

    bi kere en cok oyu alan kisi her zman iyi degildir ve her zmanda cok oy aldi diye sevilende degildir bunla ilgili kucuk bi ornek vereyim anadoluda bi kasabada basa gelen belediye baskanlarindan hayir goremeyen halk isyan edip bir tane deliyi aday edip secmistir isin ilginc tarafi bu deli adam o belediye baskanligini 5 yıl sure ile yapmistir s,imdi aynı durum akp icin isyan etmis halk bastaki delimi sahtekarmi yoksa VATAN HAİNİ mi bilmeden %47 gibi sasirtici bi oranla iktidara getirmis bu %47 nin buyuk cogunlugunuda zaten haci hoca takımı tarikatcilar getirdi geriside zaten zavalli halkımızı kullanip ozelliklede sorgulamadan isin aslini anlamadan yasayan vatandaslarimiz tarafindan oy verilmesi saglandi

  25. semih demiş

    eger basimizdakilere TURK diyorsaniz yemin ediyorumki turk lukden utanc duyoyurum bi millet eger vatanini bu kadar kolay satabiliyorsa ben turk olmakdan nefret ediyorum

  26. Reyhan çavuşoğlu demiş

    Çavuşoğlu; AKP genel başkanı RECEP TAYYİP ERDOĞAN seçmiş olduğu 12.CUMHURBAŞKANI Adayıdır.Türk milletine hayırlı uğurlu olsun.

  27. gül demiş

    kedi ulaşamadığı ete ne der!!!

  28. arkadaşlar hepiniz ve bu siteyi yapan hatadadır

    (sav) efendimiz bir kişi hakkinda konuşuyorsanız eğer o hacet o kişide yok ise iftira olur diyor iftira koğuculuk iyi bir iş değil
    mevlam iyiki cehennemi yaratmış diyecem günahlarımdan dolayı bende yanacam tabii cennete temiz girmek için

    türkluk lafına gelince mevla cennete gelince sen türksün ben seni alayım demiyor takva yönünden üstün olanları cennete alıyor o zaman türk olmanın ne kıymeti var sanki atatürk saf türk mü sanki diğerleri saf türkmü herkes adem as gelmiyormu e ozaman devleti ve milleti için kim ne yaparsa teşekkür ederim insanlar kabile kabiledir ve onlarda akraba evliliği ile akraba olmuştur

  29. VATANSEVER demiş

    Bu siteyi hazırlayanlar ve siteye teşekkür edenler vatan hainliği yaparken başkasına mahal yok zaten…

  30. .. demiş

    sdsdsdsdsdsdsdsdsdssdsdsdsdsdsdsdsdsdsd

  31. Bunları Yayınlasana demiş

    PKK KENDİ DEVLET SİSTEMİNİ KURMUŞ

    İŞTE O ŞEMA: KCK – Foto
    Terör örgütü PKK’nın Türkiye Cumhuriyeti’ni kopya ettiği ortaya çıktı. Oluşturulan “Yasama, yürütme, yargı” gibi erkler her şeyin üstünde tutuluyor.

    Terör örgütü PKK’nın bir devlet modeli geliştirdiği belirlendi. Kendince hiyerarşik bir sistem geliştiren terör örgütünün model olarak Türkiye Cumhuriyeti’ni kopya ettiği ortaya çıktı. Emniyet birimleri tarafından deşifre edilen bu sisteme göre, örgütün planladığı yapılanmanın başına koyduğu erkler neredeyse Türkiye’deki ile tıpatıp aynı. Mayıs 2007′de kurulan Kürdistan Topluluklar Birliği (Koma Civaken Kürdistan -KCK) çatısı altında yeniden şekillenen terör örgütünün, “yasama, yürütme, yargı” gibi erkleri kurduğu ortaya çıkan yapılanmadan anlaşılıyor. Söz konusu yeni yapılanmada KCK, en tepede yer alıyor. Ancak her zaman etkili olan üçlü güç ise onun altında; çünkü yürütme erki ile önderlik komitesi eşit düzeyde kabul ediliyor. Bu şemaya göre İmralı’da hakkında verilen hapis cezasını çekmekte olan örgüt elebaşı Abdullah Öcalan’ın, yürütmede tek isim olduğu görülüyor. KCK Başkanı olarak zikredilen terörist Murat Karayılan’ın yasama, yürütme ve yargının altında kendi başına karar alamayan ve harekete geçemeyen biri olduğu anlaşılıyor.

    Bahsi geçen şemada yürütmenin içinde sözde yürütme konsey başkanı ile dört kişiden oluşan başkan yardımcıları (sol Alevi kadro) bulunuyor. Bu yapının emrinde ise 30 kişilik yürütme konseyi ile bunlara bağlı başka alanlar var. Söz konusu alanlar terör örgütünün A’dan Z’ye bütün birimlerini içine alıyor. Şemada yargı tek başına ele alınıyor. Bu daha çok yargılama işine bakıyor ve cezaları veren kurum olarak değerlendiriliyor. Yargının altında herhangi bir yapı bulunmuyor.

    Yasama ise Kürdistan Halk Kongresi (KONGRA-GEL) ile eşit tutuluyor. Bu yapının başkanlığını yurtdışında yaşayan Zübeyir Aydar yapıyor. Yasamanın altında başkan, dört başkan yardımcısı ile başkanlık divan üyeleri ve genel kurul kademeleri yer alıyor.

    YÜRÜTME HER ŞEYİN ÜSTÜNDE

    KCK yapılanmasında yürütme her şey anlamına geliyor. Alanlar olarak belirlenen bölüm ise beşe ayrılmış: İdeolojik alan, halk savunma alanı, kadın alanı, sosyal ve siyasal alan. İdeolojik alan propaganda yapmaktan sorumlu bir birim. Bilim aydınlanma komitesi, kültür komitesi, basın yayın, PKK inşa komitesi ve PAJK (Kürdistan Özgür Kadınlar Partisi) bu birime bağlı olarak çalışıyor. PKK burada, silahlı bir güç olarak görülmekten çok eğitim ve propaganda birimi olarak değerlendiriliyor. Ayrıca PKK bilinenin aksine terör örgüt şeması içinde 15′inci sırada yer alan bir birim hüviyetinde nitelendiriliyor.

    Örgütün silahlı olan kesimi, halk savunma alanı içinde zikrediliyor. Bu alanın başında Halk Savunma Güçleri (HPG) sözde komutanlığı bulunuyor. Hiyerarşik yapı sırasıyla 41 kişiden oluşan HPG Meclisi, 5 kişilik ana karargâh komutanlığı, 11 kişiden oluşan HPG Komuta Konseyi ve kol komutanlıkları şeklinde yer alıyor. Komutanlıklara bağlı birimler ise akademiler komutanlığı, öz savunma güçleri, özel kuvvetler ve YJA-STAR (Özgür Kadın Birlikleri) adlarıyla tanımlanıyor. Bütün bu birimlerin başındaki isim Suriyeli Dr. Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin. HPG’ye bağlı savunma alanları ise kuzey ve güney olmak üzere ikiye ayrılmış durumda. Bu iki birim de kendi içinde 3 saha ve 19 alana bölüştürülmüş bulunuyor.

    Kadın alan merkezi tamamen kadınlardan oluşan birimleri kapsıyor. Canlı bombaların hazırlanmasında ve örgüt propagandasında bu alan en aktif şekilde kullanılıyor. KJB (Koma Jina Bilind – Yüksek Kadınlar Topluluğu), PAJK (Kürdistan Özgür Kadınlar Partisi), YJA (Özgür Kadın Birliği) Jina Civan (Genç Kadınlar Örgütlenmesi) ve YJA-STAR bu alana bağlı çalışıyor. Terör örgütünün devlet şemasında sosyal alan merkezi ise sosyal komite, halk sağlığı komitesi, dil ve eğitim komitesi, özgür yurttaşlık koordinasyonu, ekonomi ve maliye komitesi şeklinde sıralanıyor.

    Gençlik örgütlenmesine bakan bu birim Türkiye, Suriye, Irak, İran ve Avrupa’daki gençleri örgüte kazandırmayı hedefliyor. Daha çok üniversite öğrencilerinden oluşan bu yapı, aynı zamanda öğrencileri kitlesel eylemlerde de kullanıyor. Militan eğitimi ise dağlarda değil şehirlerde veriliyor. Bu yapıyı Türkiye’de YDGH (Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi), İran’da TCD, Irak’ta TCM, Suriye’de TCA gibi isimlerle anılan talebe cemiyetleri temsil ediyor. Avrupa’daki gençlik yapılanmasının adının Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) olduğu belirtiliyor.

    PKK’NIN ALEVİ VE YEZİDİ YAPILANMASI DA VAR

    Terör örgütünün şemasında en dikkat çeken kısım ise siyasal alan merkezi. Bu birimde yer alan yapılanmalar oldukça ilginç. Azınlık ve inanç grupları komitesi, hukuk komitesi, dış ilişkiler komitesi, ekoloji ve yerel yönetimler komitesi bunlardan sadece birkaçı. Dış ilişkiler komitesi bünyesinde Avrupa Demokratik Toplum Koordinasyonu (CDK), Kürt Yezidiler Birliği, Kürt Aleviler Birliği, Kürdistan Hukukçular Birliği, Kürt Sanatçılar Birliği, Kürdistan İmamlar Birliği, Kürdistan İşçiler Birliği, Kürdistan Yazarlar Birliği, Kürdistan Kadınlar Birliği ile Avrupa Kürt Dernekleri Federasyonu (KON-KURD) gibi birimler yer alıyor. Bütün bunlar Avrupa’da yasal olarak faaliyet yürüten yapılanmalar şeklinde zikrediliyor. Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komitesi bünyesinde Türkiye’de faaliyet yürüten Demokratik Kuruluş Birliği (DKB), İran’da bulunan Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), Suriye’deki Demokratik Birlik Partisi (PYD) ve Irak’ta seçime dahi giren Demokratik Çözüm Partisi (PÇDK) gibi oluşumlar yer alıyor.

    Örgüt şemasında Avrupa’da faaliyet yürüten bütün federasyonlar KON-KURD’e bağlı olarak anılıyor. Avusturya Kürt Dernekleri Federasyonu (FEY-KOM), Danimarka Kürt Dernekleri Federasyonu (FEY-KURD), Hollanda Kürt Dernekleri Federasyonu (FED-KOM), İsveç Kürt Dernekleri Federasyonu (FKKS), Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM), Belçika Kürt Dernekleri Federasyonu (FEK-BEL), Fransa Kürt Dernekleri Federasyonu (FEYKA), Britanya (İngiltere) Kürt Dernekleri Federasyonu (FED-BİR), İsviçre Kürt Dernekleri Çatı Örgütü (FEKAR) söz konusu yapılanmada görülüyor.

    ZAMAN

  32. Bunları Yayınlasana demiş

    PKK KENDİ DEVLET SİSTEMİNİ KURMUŞ

    İŞTE O ŞEMA: KCK – Foto
    Terör örgütü PKK’nın Türkiye Cumhuriyeti’ni kopya ettiği ortaya çıktı. Oluşturulan “Yasama, yürütme, yargı” gibi erkler her şeyin üstünde tutuluyor.

    Terör örgütü PKK’nın bir devlet modeli geliştirdiği belirlendi. Kendince hiyerarşik bir sistem geliştiren terör örgütünün model olarak Türkiye Cumhuriyeti’ni kopya ettiği ortaya çıktı. Emniyet birimleri tarafından deşifre edilen bu sisteme göre, örgütün planladığı yapılanmanın başına koyduğu erkler neredeyse Türkiye’deki ile tıpatıp aynı. Mayıs 2007′de kurulan Kürdistan Topluluklar Birliği (Koma Civaken Kürdistan -KCK) çatısı altında yeniden şekillenen terör örgütünün, “yasama, yürütme, yargı” gibi erkleri kurduğu ortaya çıkan yapılanmadan anlaşılıyor. Söz konusu yeni yapılanmada KCK, en tepede yer alıyor. Ancak her zaman etkili olan üçlü güç ise onun altında; çünkü yürütme erki ile önderlik komitesi eşit düzeyde kabul ediliyor. Bu şemaya göre İmralı’da hakkında verilen hapis cezasını çekmekte olan örgüt elebaşı Abdullah Öcalan’ın, yürütmede tek isim olduğu görülüyor. KCK Başkanı olarak zikredilen terörist Murat Karayılan’ın yasama, yürütme ve yargının altında kendi başına karar alamayan ve harekete geçemeyen biri olduğu anlaşılıyor.

    Bahsi geçen şemada yürütmenin içinde sözde yürütme konsey başkanı ile dört kişiden oluşan başkan yardımcıları (sol Alevi kadro) bulunuyor. Bu yapının emrinde ise 30 kişilik yürütme konseyi ile bunlara bağlı başka alanlar var. Söz konusu alanlar terör örgütünün A’dan Z’ye bütün birimlerini içine alıyor. Şemada yargı tek başına ele alınıyor. Bu daha çok yargılama işine bakıyor ve cezaları veren kurum olarak değerlendiriliyor. Yargının altında herhangi bir yapı bulunmuyor.

    Yasama ise Kürdistan Halk Kongresi (KONGRA-GEL) ile eşit tutuluyor. Bu yapının başkanlığını yurtdışında yaşayan Zübeyir Aydar yapıyor. Yasamanın altında başkan, dört başkan yardımcısı ile başkanlık divan üyeleri ve genel kurul kademeleri yer alıyor.

    YÜRÜTME HER ŞEYİN ÜSTÜNDE

    KCK yapılanmasında yürütme her şey anlamına geliyor. Alanlar olarak belirlenen bölüm ise beşe ayrılmış: İdeolojik alan, halk savunma alanı, kadın alanı, sosyal ve siyasal alan. İdeolojik alan propaganda yapmaktan sorumlu bir birim. Bilim aydınlanma komitesi, kültür komitesi, basın yayın, PKK inşa komitesi ve PAJK (Kürdistan Özgür Kadınlar Partisi) bu birime bağlı olarak çalışıyor. PKK burada, silahlı bir güç olarak görülmekten çok eğitim ve propaganda birimi olarak değerlendiriliyor. Ayrıca PKK bilinenin aksine terör örgüt şeması içinde 15′inci sırada yer alan bir birim hüviyetinde nitelendiriliyor.

    Örgütün silahlı olan kesimi, halk savunma alanı içinde zikrediliyor. Bu alanın başında Halk Savunma Güçleri (HPG) sözde komutanlığı bulunuyor. Hiyerarşik yapı sırasıyla 41 kişiden oluşan HPG Meclisi, 5 kişilik ana karargâh komutanlığı, 11 kişiden oluşan HPG Komuta Konseyi ve kol komutanlıkları şeklinde yer alıyor. Komutanlıklara bağlı birimler ise akademiler komutanlığı, öz savunma güçleri, özel kuvvetler ve YJA-STAR (Özgür Kadın Birlikleri) adlarıyla tanımlanıyor. Bütün bu birimlerin başındaki isim Suriyeli Dr. Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin. HPG’ye bağlı savunma alanları ise kuzey ve güney olmak üzere ikiye ayrılmış durumda. Bu iki birim de kendi içinde 3 saha ve 19 alana bölüştürülmüş bulunuyor.

    Kadın alan merkezi tamamen kadınlardan oluşan birimleri kapsıyor. Canlı bombaların hazırlanmasında ve örgüt propagandasında bu alan en aktif şekilde kullanılıyor. KJB (Koma Jina Bilind – Yüksek Kadınlar Topluluğu), PAJK (Kürdistan Özgür Kadınlar Partisi), YJA (Özgür Kadın Birliği) Jina Civan (Genç Kadınlar Örgütlenmesi) ve YJA-STAR bu alana bağlı çalışıyor. Terör örgütünün devlet şemasında sosyal alan merkezi ise sosyal komite, halk sağlığı komitesi, dil ve eğitim komitesi, özgür yurttaşlık koordinasyonu, ekonomi ve maliye komitesi şeklinde sıralanıyor.

    Gençlik örgütlenmesine bakan bu birim Türkiye, Suriye, Irak, İran ve Avrupa’daki gençleri örgüte kazandırmayı hedefliyor. Daha çok üniversite öğrencilerinden oluşan bu yapı, aynı zamanda öğrencileri kitlesel eylemlerde de kullanıyor. Militan eğitimi ise dağlarda değil şehirlerde veriliyor. Bu yapıyı Türkiye’de YDGH (Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi), İran’da TCD, Irak’ta TCM, Suriye’de TCA gibi isimlerle anılan talebe cemiyetleri temsil ediyor. Avrupa’daki gençlik yapılanmasının adının Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) olduğu belirtiliyor.

    PKK’NIN ALEVİ VE YEZİDİ YAPILANMASI DA VAR

    Terör örgütünün şemasında en dikkat çeken kısım ise siyasal alan merkezi. Bu birimde yer alan yapılanmalar oldukça ilginç. Azınlık ve inanç grupları komitesi, hukuk komitesi, dış ilişkiler komitesi, ekoloji ve yerel yönetimler komitesi bunlardan sadece birkaçı. Dış ilişkiler komitesi bünyesinde Avrupa Demokratik Toplum Koordinasyonu (CDK), Kürt Yezidiler Birliği, Kürt Aleviler Birliği, Kürdistan Hukukçular Birliği, Kürt Sanatçılar Birliği, Kürdistan İmamlar Birliği, Kürdistan İşçiler Birliği, Kürdistan Yazarlar Birliği, Kürdistan Kadınlar Birliği ile Avrupa Kürt Dernekleri Federasyonu (KON-KURD) gibi birimler yer alıyor. Bütün bunlar Avrupa’da yasal olarak faaliyet yürüten yapılanmalar şeklinde zikrediliyor. Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komitesi bünyesinde Türkiye’de faaliyet yürüten Demokratik Kuruluş Birliği (DKB), İran’da bulunan Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), Suriye’deki Demokratik Birlik Partisi (PYD) ve Irak’ta seçime dahi giren Demokratik Çözüm Partisi (PÇDK) gibi oluşumlar yer alıyor.

    Örgüt şemasında Avrupa’da faaliyet yürüten bütün federasyonlar KON-KURD’e bağlı olarak anılıyor. Avusturya Kürt Dernekleri Federasyonu (FEY-KOM), Danimarka Kürt Dernekleri Federasyonu (FEY-KURD), Hollanda Kürt Dernekleri Federasyonu (FED-KOM), İsveç Kürt Dernekleri Federasyonu (FKKS), Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM), Belçika Kürt Dernekleri Federasyonu (FEK-BEL), Fransa Kürt Dernekleri Federasyonu (FEYKA), Britanya (İngiltere) Kürt Dernekleri Federasyonu (FED-BİR), İsviçre Kürt Dernekleri Çatı Örgütü (FEKAR) söz konusu yapılanmada görülüyor.

  33. Bunları Yayınlasana demiş

    PKK KENDİ DEVLET SİSTEMİNİ KURMUŞ

    İŞTE O ŞEMA: KCK – Foto
    Terör örgütü PKK’nın Türkiye Cumhuriyeti’ni kopya ettiği ortaya çıktı. Oluşturulan “Yasama, yürütme, yargı” gibi erkler her şeyin üstünde tutuluyor.

    Terör örgütü PKK’nın bir devlet modeli geliştirdiği belirlendi. Kendince hiyerarşik bir sistem geliştiren terör örgütünün model olarak Türkiye Cumhuriyeti’ni kopya ettiği ortaya çıktı. Emniyet birimleri tarafından deşifre edilen bu sisteme göre, örgütün planladığı yapılanmanın başına koyduğu erkler neredeyse Türkiye’deki ile tıpatıp aynı. Mayıs 2007′de kurulan Kürdistan Topluluklar Birliği (Koma Civaken Kürdistan -KCK) çatısı altında yeniden şekillenen terör örgütünün, “yasama, yürütme, yargı” gibi erkleri kurduğu ortaya çıkan yapılanmadan anlaşılıyor. Söz konusu yeni yapılanmada KCK, en tepede yer alıyor. Ancak her zaman etkili olan üçlü güç ise onun altında; çünkü yürütme erki ile önderlik komitesi eşit düzeyde kabul ediliyor. Bu şemaya göre İmralı’da hakkında verilen hapis cezasını çekmekte olan örgüt elebaşı Abdullah Öcalan’ın, yürütmede tek isim olduğu görülüyor. KCK Başkanı olarak zikredilen terörist Murat Karayılan’ın yasama, yürütme ve yargının altında kendi başına karar alamayan ve harekete geçemeyen biri olduğu anlaşılıyor.

    Bahsi geçen şemada yürütmenin içinde sözde yürütme konsey başkanı ile dört kişiden oluşan başkan yardımcıları (sol Alevi kadro) bulunuyor. Bu yapının emrinde ise 30 kişilik yürütme konseyi ile bunlara bağlı başka alanlar var. Söz konusu alanlar terör örgütünün A’dan Z’ye bütün birimlerini içine alıyor. Şemada yargı tek başına ele alınıyor. Bu daha çok yargılama işine bakıyor ve cezaları veren kurum olarak değerlendiriliyor. Yargının altında herhangi bir yapı bulunmuyor.

    Yasama ise Kürdistan Halk Kongresi (KONGRA-GEL) ile eşit tutuluyor. Bu yapının başkanlığını yurtdışında yaşayan Zübeyir Aydar yapıyor. Yasamanın altında başkan, dört başkan yardımcısı ile başkanlık divan üyeleri ve genel kurul kademeleri yer alıyor.

    YÜRÜTME HER ŞEYİN ÜSTÜNDE

    KCK yapılanmasında yürütme her şey anlamına geliyor. Alanlar olarak belirlenen bölüm ise beşe ayrılmış: İdeolojik alan, halk savunma alanı, kadın alanı, sosyal ve siyasal alan. İdeolojik alan propaganda yapmaktan sorumlu bir birim. Bilim aydınlanma komitesi, kültür komitesi, basın yayın, PKK inşa komitesi ve PAJK (Kürdistan Özgür Kadınlar Partisi) bu birime bağlı olarak çalışıyor. PKK burada, silahlı bir güç olarak görülmekten çok eğitim ve propaganda birimi olarak değerlendiriliyor. Ayrıca PKK bilinenin aksine terör örgüt şeması içinde 15′inci sırada yer alan bir birim hüviyetinde nitelendiriliyor.

    Örgütün silahlı olan kesimi, halk savunma alanı içinde zikrediliyor. Bu alanın başında Halk Savunma Güçleri (HPG) sözde komutanlığı bulunuyor. Hiyerarşik yapı sırasıyla 41 kişiden oluşan HPG Meclisi, 5 kişilik ana karargâh komutanlığı, 11 kişiden oluşan HPG Komuta Konseyi ve kol komutanlıkları şeklinde yer alıyor. Komutanlıklara bağlı birimler ise akademiler komutanlığı, öz savunma güçleri, özel kuvvetler ve YJA-STAR (Özgür Kadın Birlikleri) adlarıyla tanımlanıyor. Bütün bu birimlerin başındaki isim Suriyeli Dr. Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin. HPG’ye bağlı savunma alanları ise kuzey ve güney olmak üzere ikiye ayrılmış durumda. Bu iki birim de kendi içinde 3 saha ve 19 alana bölüştürülmüş bulunuyor.

    Kadın alan merkezi tamamen kadınlardan oluşan birimleri kapsıyor. Canlı bombaların hazırlanmasında ve örgüt propagandasında bu alan en aktif şekilde kullanılıyor. KJB (Koma Jina Bilind – Yüksek Kadınlar Topluluğu), PAJK (Kürdistan Özgür Kadınlar Partisi), YJA (Özgür Kadın Birliği) Jina Civan (Genç Kadınlar Örgütlenmesi) ve YJA-STAR bu alana bağlı çalışıyor. Terör örgütünün devlet şemasında sosyal alan merkezi ise sosyal komite, halk sağlığı komitesi, dil ve eğitim komitesi, özgür yurttaşlık koordinasyonu, ekonomi ve maliye komitesi şeklinde sıralanıyor.

    Gençlik örgütlenmesine bakan bu birim Türkiye, Suriye, Irak, İran ve Avrupa’daki gençleri örgüte kazandırmayı hedefliyor. Daha çok üniversite öğrencilerinden oluşan bu yapı, aynı zamanda öğrencileri kitlesel eylemlerde de kullanıyor. Militan eğitimi ise dağlarda değil şehirlerde veriliyor. Bu yapıyı Türkiye’de YDGH (Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi), İran’da TCD, Irak’ta TCM, Suriye’de TCA gibi isimlerle anılan talebe cemiyetleri temsil ediyor. Avrupa’daki gençlik yapılanmasının adının Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) olduğu belirtiliyor.

    PKK’NIN ALEVİ VE YEZİDİ YAPILANMASI DA VAR

    Terör örgütünün şemasında en dikkat çeken kısım ise siyasal alan merkezi. Bu birimde yer alan yapılanmalar oldukça ilginç. Azınlık ve inanç grupları komitesi, hukuk komitesi, dış ilişkiler komitesi, ekoloji ve yerel yönetimler komitesi bunlardan sadece birkaçı. Dış ilişkiler komitesi bünyesinde Avrupa Demokratik Toplum Koordinasyonu (CDK), Kürt Yezidiler Birliği, Kürt Aleviler Birliği, Kürdistan Hukukçular Birliği, Kürt Sanatçılar Birliği, Kürdistan İmamlar Birliği, Kürdistan İşçiler Birliği, Kürdistan Yazarlar Birliği, Kürdistan Kadınlar Birliği ile Avrupa Kürt Dernekleri Federasyonu (KON-KURD) gibi birimler yer alıyor. Bütün bunlar Avrupa’da yasal olarak faaliyet yürüten yapılanmalar şeklinde zikrediliyor. Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komitesi bünyesinde Türkiye’de faaliyet yürüten Demokratik Kuruluş Birliği (DKB), İran’da bulunan Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), Suriye’deki Demokratik Birlik Partisi (PYD) ve Irak’ta seçime dahi giren Demokratik Çözüm Partisi (PÇDK) gibi oluşumlar yer alıyor.

    Örgüt şemasında Avrupa’da faaliyet yürüten bütün federasyonlar KON-KURD’e bağlı olarak anılıyor. Avusturya Kürt Dernekleri Federasyonu (FEY-KOM), Danimarka Kürt Dernekleri Federasyonu (FEY-KURD), Hollanda Kürt Dernekleri Federasyonu (FED-KOM), İsveç Kürt Dernekleri Federasyonu (FKKS), Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM), Belçika Kürt Dernekleri Federasyonu , Fransa Kürt Dernekleri Federasyonu (FEYKA), Britanya (İngiltere) Kürt Dernekleri Federasyonu (FED-BİR), İsviçre Kürt Dernekleri Çatı Örgütü (FEKAR) söz konusu yapılanmada görülüyor.

  34. osman aga demiş

    Abdulah GÜL.Gül gibi adam hiç yanlış yapmamış Bembeyaz sayfa gibi yüzüne tükürsen yarabbi şükür der.Bu adamların ar damarı çatlak,Değil ise suçsuz ise bıraksın dokunulmazlık benden kaldırılsın diye şahsına dilekçe versin bakalım ak.mı kara.mı tikenli güle gurban olayım.Hiç olmazsa Tikenliyim dikkat!!!Diyebiliyor.Allahın İzniyle.Bunlar napıyor.Sahte Abdest Namaz Yahudi maşaları Erkek olun biraz.Sen Gül gibiysen Ben Senin Tikenin olayım razıyım.Değilsen dokunulmazlığı kaldır aradan her şeye çare oldunuz.Yani DTP yi Meclise soktunuz,Vatan topraklarını yahudilere parsellediniz,PKK yı göklere çıkardınız,Ulan baştakiler PKK DOĞUNUN yarısı sıkıyorsa Çin SEddi çektirin,sıkıyosa Sınırı kapatın,Sıkıyosa Ortalıkta Slogan atan Yaşa Apo,Yaşa PKK diyen pezevekleri yargılasanıza Neymiş efendim Çocuklar askeri taşlamış.topla yın çocukları verin yuvaya eğitin.Dün taş atanlar şimdi ASKERE kurşun atıyor.bunu Sen daha iyi biliyorsun Abdullah Gül ve Başbakan niye susuyor göz yumuyorsunuz.Nimet ÇUBUKÇU ne demişti.Çocuklar kullanılıyor cezası velilerine çıkarılmalı demişti.Yalan mı söylemiş te uygulanmadı uygulanmadığı gibi gündeme bile alınmadı.bekleyin bakalım.her askerimiz şehit düştükten sonra numaradan vaadler vermeye devam edin bakalım.Hesabını Önce Allah Sonra Türk Milleti Size verecektir.Tabi Allaha da inancınız varsa.Erkek olun kancık olmayın VATANI bölmeye çalışanlara 1925 Yılı İç İşleri Bakanının Uyguladığı nı uygulayın.Tabi sıkıyosa tıpanız.BBD,İSRAİL,yahudiler izin verirse.Bakanımızın söylediği aynen “doğudaki vatandaş zorbalık yapıyorsa bölücülük tarlasını yakın.Devam ediyorsa evini başına yıkın.Daha akıllanmadıysa öbür tarafa göç ettirin” ALLAH NUR İÇİNDE YATIRSIN hakkaten Daşşahlı adammış sizler nesiniz? Emir Eri Sıçmayın deseler sıçmazsınız.Devleti Meşgul bari etmen o kadar şehidin kanını bari dökmen.askerin işine de karışman.Yasaları düzenleyin vur emrini çıkartın.Başlatmayın Avrupa Birliğine Girsek ne bok yiyeceksiniz.KÖROĞLU Olun AYVAZLIK yapmayın.Başbakana,Abdullah Gül e ve yandaşlarına.SAYGILARIMLA.

  35. MUSTAFA demiş

    selamun aleyküm öncelikle. türkiye cumhuriyetine ve türk milletine eğerki en ufak teslimiyetçi bi yönetimle yönetiliyosa türk çıkarlarına bi aykırılık varsa eğer bunu yapanların kim olursa olsun babamda olsa ALLAH BELALARINI VERECEK…saygılarımla mustafa

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>