Vatan Hainleri!

Türk’ün Ekmeğini Yiyip de Türk’e kılıç Sallama!!

  • a

  •  

    Mayıs 2007
    M T W T F S S
    « Apr   Jun »
     123456
    78910111213
    14151617181920
    21222324252627
    28293031  
  • Son Yazılarımız

  • İstatistikler

    • 701,114 Tıklama
  • Gocunanlar

Kurtuluş Savaşımızın kahramanlarına “kahpe” diyen zihniyete daha ne kadar katlanılacak?

Yazan: vatanhainleri Mayıs 22, 2007

Sadık Albayrak, Tayyip’in İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde danışmanlığını yapmış, belediye şirketi olan Kültür A.Ş’nin başına getirilmişti. Arkadaşlıkları Milli Türk Talebe Birliğine dayanıyor, Tayyip onun için “Benim idolüm” diyordu.

Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde dünürü olan ve Yeni Şafak Gazetesi yazarlığı da yapan Sadık Albayrak, “Şeyhülislam Mustafa Sabri” adlı kitabında Ulusal Kurtuluş Savaşımızın kahramanları hakkında işgal kuvvetleri ile aynı dili konuşuyordu;

 “…İki paralık Mustafa Kemal kuvvetinin baskısına boyun eğerek İngilizlerin, Fransızların ve sair devletlerin İstanbul’dan çekilip gitmelerini ancak Kemalistlerin idam ettiği Türk aklı kabul edebilir…”

Potamyalı Tayyip’in Danışmanlarından ve hatta kızını verdiği dünürü AKP’li Sadık Albayrak kitabında Türkleri “Cibilliyetsiz ve Milliyetsiz” olarak tanımlıyor ülkeyi yönetenlerin kimliği hakkında ipuçları veriyordu.

“.. Mustafa Kemal’in ve Ankara Hükümetinin kahpeliklerini, sahtekârlıklarını şu ufacık mukaddimeye (önsöz) sığdıracak değilim. Demek isterim ki, bu şekil değiştirmeleri, bu zıtlıkları işleyebilmek için insan utanmamazlıkta da kahraman olmalıdır. Hele dinsizlik olmadan haksızlığın, hayasızlığın  bu derecesi tasavvur olunamaz..”

Aynı Sadık Albayrak, “Hilafet Ve Halifesiz Müslümanlar” adlı kitabının 131 ve 132. sayfalarında; Halifeli şeriat devletine olan özlemlerini anlatıyor, kurtuluşun halifeli şeriat devletinde olduğunu vurguluyordu:

“…Bu esaslar ışığında düşünülürse Müslümanların birliği, iktisadi ve içtimâi hayatlarının tanzimi şeriat yönünden sağlanmadığı devirlerde, Müslümanların bir halifeye ihtiyaçları vardır.

Dünyada bir buçuk milyara varan Müslümanların, uydurma hudutlarla ayrılıp beşeri sistemlerin esaretinde yaşayıp devam etmeleri fikren cahiliyet devrini daha tamamlamadıklarını gösterir.

Müslümanı, oturduğu hiçbir topraktaki idare tatmin edemediğine ve çoğu yerde laik-kapitalist, sosyalist ve kavmiyetçi sultalar hâkimiyet tesis ettiğine göre XX. asrın başından itibaren halifeli cemiyet-ümmet haline gelmeleri İslam şeriatının ana esaslarından biri ve en önde gelenidir.

Batıl sistemleri yıkmak, Müslümanlarca yaşamak ancak İslam’ın devlet yapısını teşkil eden halifeli şeriat devletine adım atmakla olur.

Ehl-i Sünnet Müslümanlarının önderi durumunda bulunan âlimlerin, Müslümanların cahiliyet ölümünden kurtulmaları için gösterecekleri bir başka yol yoktur…”

Yunan Turizm Bakanı ile Sirtaki oynadığı Sisam Adası’na giderken, “Kurtuluş bayramı, kafayı çekme günü” diyen, AKP’li Kültür Bakanı Atilla Koç, Aydın’ın Yunan işgalinden kurtuluşunun kutlandığı 7 Eylül 2006 yılında  “Yabancı işgal etti diye kutlama olmaz” diyebiliyor, kimlerle hangi kulvarlarda yürüdüğünü gösteriyordu.

Tayyip’in dünürü olan Sadık Albayrak‘ın kitabında Kurtuluş Savaşı kahramanlarına nasıl hakaretler yağdırılıp, 1923 Türkiye’si hedef alınıyorsa, Fetullah Gülen’e yakınlığı ile bilinen “Sızıntı” dergisinin yazarlarından Nihat Dağlı, yine aynı grup tarafından çıkarılan “Bu Kavga Kimin” adlı kitabında, yok etmek istedikleri hedeflerinin 1923 yılında kurulan “Cumhuriyet” olduğunu, hilafet ve şeriat özlemlerini açık bir şekilde ifade ediyordu. Bu kitaptan alıntılara geçmeden önce Gülen’in talebelerinden Şemsettin Nuri‘nin “Kırık Tayflar” adlı kitabından “Sızıntı” ile ilgili bilgileri ilk ağızdan, Fetullah Gülen’den izleyelim:

“…Bu mevkute, neşrettiğin (hitap Bediüzzaman Hazretlerinedir) ışığa tercüman olma mülahazasıyla yola çıktı. Varılacak yer uzak, yollar da tekin değildi. Cinler, ifritlerle beraber taarruza geçti…”

Gülen, Kürt Said’in sözde yaydığı ışığa tercüman olma amacıyla yani tamamen onun fikirleri doğrultusunda “Sızıntı” dergisini çıkardıklarını söylüyor, şunları da ilave ediyordu:

“Sızıntının ilk onbir senesinde 132 sayı risalelerden sadeleştirilerek yapılan iktibaslar vardır. Bir yönüyle bu iktibaslar Sızıntının çıkış gayesine denk ölçüde önemlidir. Bazı çevreler Risalelerin sadeleştirilmesine sıcak bakmazlar ve bunu tenkit malzemesi olarak kullanırlar…”

Gülen ve talebesi Şemsettin’e göre, Sızıntı; İslam devletinin yeniden kuruluşunun destanı:

“Birinci cihan harbiyle batıp giden İslam Devleti, zamanın ana rahminde yepyeni bir tarihi doğuşa hazırlanıyor. Ne muhteşem bir doğuştur bu, nefsin ve şeytanın radyasyon sızıntılarına mukabil, ruhun ışık sızıntıları, kutlu tayflar halinde toplanıp kalplerde yoğunlaşarak hidayet lazerleri halinde küfrün, karanlığın urlarını, kanserlerini kuruta kuruta geliyor. Nefs kışının inkâr kefenlerini yırtıp, ruhun bahar filizlerini vere vere ilerliyor. İşte sızıntı’da böyle bir gelişin destanı sunuluyor.”     

Sızıntı dergisinin yazarlarından ve bu cemaatın bir üyesi olan Nihat Dağlı, “Bu Kavga Kimin” adlı kitabında Cumhuriyet dönemini, 1923 kimliğini şiddetle red ederek, zorla şapka giydirildiğini, harf devrimleri ile insanların cahil bırakıldığını iddia ediyor, adeta kinini kusuyor, o da Gülen ve Kürt Said’i göklere çıkarıyordu.

“Cumhuriyet döneminde İslamla barışık olmayan yeni sistem, batıda olduğu gibi doğuda da var olan bütün İslami müessese ve Müslüman şahsiyetleri hedef almıştı. Latin harflerinin kabulü ile başlayan yeni vetirede medreseler illegalliğe itiliyordu. Oysa medrese, doğuda hayatla eş anlamlıydı. Medresesiz bir doğu düşünülemezdi. Yeni anlayışın estirdiği yabancılaşmanın tesirini, ancak medreseler kırabiliyordu. Latin harflerinin kabulü medreselerin dokusunu koparıyordu. Bölgedeki huzursuzluğun ortaya çıkışını hazırlayan sebeplerden birisi de bu olsa gerek. Zira, bölgenin tümüne yayılmış bir hayat dokusunun koparılması bahis mevzuydu….” 

Sızıntı ailesinin de üyesi olan Nurcu yazar, kitabın 22. sayfasında Cumhuriyet rejimine olan düşmanlığını iftiraları ile sergiliyordu:

“… 1923 hareketi modernizmi esas alan bir hareketti. Maziye kin duyuyordu. Dinden arındırılmış bir vetire başlatıyordu. Bu vetirede din, referans alınmıyor ve fırsat nispetinde hayattan kovuluyordu. Kıble, modernizmi din derecesinde kabullenen batı olmuştu. Batılı değerlerle yeni bir insan şekillendirmek suretiyle, yeni bir toplum öngörülüyor ve dini kurumlar üst değer olmaktan çıkarılıyordu. Bu süreçte, bütün müesseseler batılı değerler perspektifinde tanımlandı ve bunun ışığında faaliyet sahaları belirlendi.”

Kitabın 39. sayfasında ise halifeliğin kaldırılmasının, tekke ve zaviyelerin kapatılmasının, harf devriminin yapılmasının, geçmişle bağın kopartılması olarak tanımlanıyordu:

“Cumhuriyetin kuruluşundan sonraki söylem ise, İslam’a karşı konulan radikal bir çıkıştı. Halifeliğin kaldırılması, medrese ve tekkelerin kapatılması, sosyal hayatta yeni düzenlemelere gidilmesi, harf devrimi yapılarak geçmişle olan bağın kopartılması vs…. Bütün bunlar Osmanlının şahsında ‘İslam’a hayır’ın ifadesiydi…

Bu bir tenakuzdu, Kuvay-ı Milliye ruhuyla ters düşmekti. Zira kurtuluş savaşında, batılı değerlerin saldırısından hareketle İslami değerlerin savunulması gerektiği öne sürülerek, insanların yardımı isteniyordu. Ancak 1923′ten sonra, batılı değerlerin savunulması ve yerleşilmesi adına İslam kapı dışarı edilmişti. Eğer dini sömürü gibi bir anlayıştan bahsedilirse ilk sömürü cumhuriyetin o yıllarında yapılmıştır…

 … Millet huzursuzdu ve Ankara’ya kırgındı. Soğukluklar başlamıştı. İsyanların oluşumunu sağlayan bir zemin ortaya çıkmıştı. Bu acınası bir durumdu. O güne dek ehl-i salib’e duyulan kinler, ifade edilmese bile yeni oluşuma yönelmeye başlamıştı. Ankara ise, ihtimal dâhilinde olan bu gelişmelere mani olmak için yeni düzenlemelere gidiyordu. Provoke hadiseler bahane edilerek yurt sathında İstiklal Mahkemeleri kuruluyordu. Cumhuriyet Halk Fırkası’nın bir uygulaması olan bu mahkemeler, hukuki hiçbir dayanağa dayanmıyor; sadece sindirme, korkutma ve olası bir hareketin sahiplerine gözdağı verme düşüncesiyle hareket ediyorlardı…”

Gülen’in Sızıntı dergisinin yazarı, İngilizlerin çıkarlarına hizmet için kiralanan insanların çıkardıkları ve ayrı bir kürt devleti kurma bahanesi ile yapılan isyanları savunuyor, bu isyanları 1923 kimliğine bir başkaldırış olarak vurguluyordu:

“Eğer o dönemde isyanların varlığından söz ediliyorsa, bunun en büyük sebebi, yeni oluşumun savuna geldiği ve dayattığı yeni kimliktir. Bu kimliğe, ciddi bir itiraz vardı. Bu ülkenin mümin insanları, dipçikle şapka giymeyi, Kur’an’ın bir suç unsuru olarak telakki edilmesini hak etmediklerini düşünüyorlardı. Bu bir zulümdü…

Olan isyanlar, ifade edildiği gibi başka sebepleri olmakla birlikte ağırlıklı olarak dine gelen saldırılar sebebiyle ortaya çıkmıştı. Mesela Şeyh Said hadisesi bunlardan biridir. Her ne kadar resmi ideoloji bu isyanı farklı tanımlasa da Şeyh Said hadisesi, yeni kimliğe olan bir itirazdır, dini karşısına alan laik yapılı Cumhuriyet idaresine karşı Osmanlı idaresini talep etmeyi ifade etmişti…”

Nurcu yazar, Kürt Said’in bir öldüğünü ancak bin olarak dirildiğini de iddia ediyor, devletin Said’i sürekli olarak rahatsız ettiği görüşünü savunuyordu:

 ”…Vazifeli insanlar vazifelerini yaparlar. Allah dilemedikçe hiçbir güç onları vazifelerinden alıkoyamaz. Bediüzzaman Hazretleri de bir hizmet sistematiğinin dellalıydı. O vazifesini bitirecekti. Bu sebeple 1960′a kadar 1923 zihniyetinin takibatından kurtulamayacaktı. Koskoca bir devlet, ailesi dahi olmayan, insanlara hak ve hakikati ulaştırmaktan öte bir gayeyi gütmeyen Bediüzzamanı sekerat anında bile rahatsız etmekten çekinmeyecekti. Ve Said bir olarak Rahman’a kavuşacak, ancak Anadolu’nun bağrında bin olarak dirilecekti. Eserleri belde belde dolaşacak, dillere çevrilecek, inkar düşüncesi onların ışığında boğulacak ve milyonlar imanın kutlu iklimiyle buluşacaktı….”

“Dış tehlikelere karşı kurulan, ona göre yapılandırılan ordu, Cumhuriyetle birlikte devrimlerin bekçiliği rolüne de girmişti. Böylece oluşturmaya çalışılan yeni devletle yeni kimlik, ‘birlik ve bütünlük’ ordunun teminatı ile sağlanmış oluyordu” şeklinde alıntı yapılan kitapta, Nurcuların Türk Silahlı Kuvvetleri hakkındaki düşünceleri de açığa çıkıyordu:

“Birlik ve bütünlük sağlanmış mıydı yoksa öyle mi görünüyordu? Öyle göründüğü kanaatındayım. Çünkü birlik ve bütünlük’ gönülde, yani dipçik ve silahın uzanamadığı sevgi ikliminde kurulur. Oysa söz konusu olan ne sevgiydi ne de birbirini anlama esası üzerinde bir araya gelmeydi. Zora dayanılarak yapılan inkılaplar yine zora dayanılarak korunuyordu ve bugün de korunmaya devam ediliyor…

Fetullah Gülen’in redaktörlüğünü yaptığı Nil yayınlarından Mehmet Kafkas adına çıkan “Geçmişi Bilmek” adlı kitapta, 31 Mart isyanlarını bastıran Atatürk’ün Kurmay Başkanı olduğu ordu için; “Haçlı Ordusu” ifadesi kullanılıyor, “başıbozukların ve serserilerin katıldığı ordu”… Hatta, “adları kötüye çıkmış Bulgar ve Rum gönüllülerini barındıran ordu” tanımlaması yapılıyordu.

Yine aynı kitabın 161. sayfasında,

“Yıldız Sarayını yağmalayan, İstanbul’a girer girmez yolda rastladıkları alim ve salih kişileri öldürmeye başlayan, her türlü zulüm ve zorbalık yapan hareket ordusunun subayları arasında  Atatürk, Rauf Orbay, Ali Fethi Okyar, İsmet İnönü de bulunuyordu…” deniyordu.

Tüm bu oluşumlar ve hareketler Laik Demokratik Cumhuriyet’in engin hoşgörüsü altında gelişiyor, dallanıp budaklanıyordu. Tabi ki nereye kadar?..

Ergün Poyraz’ın “Musa’nın Çocukları” adlı eserinden alınmıştır.

19 Yanıt “Kurtuluş Savaşımızın kahramanlarına “kahpe” diyen zihniyete daha ne kadar katlanılacak?”

  1. Zeynap Baysal demiş

    Sayin editorler:
    Once size tebrikler, boyle guzel bir siteyi kurdugunuz ve Demokrasiyi korumak icin boyle bir mucadele verdiginiz icin.Turkiyenin icinde bulundugu durum hakikaten cok aci. Ataturk’e ve demokrasiye karsi cikan bu insanlar vatan hain. Bunlarin Turklukle ve vatan sevgisinle hic bir ilgileri yok. Ne yazik Turkiye’de bu tip insanlar yasiyor ve seslerini duyurabildiler. Ben cok partili sistemi ve simdiye kadar gelen politikacilari sucluyorum. Onlar vazifelerini yapsaidiler bu siyasi durum bugun olmazdi. Herkez kendi menfaati icin calisdi ve bu tip partiler ortaya cikabildiler. Bu tip dusuncelerin yasamasina musade ettiler. Tabii, solun yikilmasi, Kenan Evren ‘in utanilacak kanunlara imza etmesi ve asiri sagi korumasi bugunlere kapi acdi. Bir memlekette sag olur sol olur bunlar birbirlerini denkelerler.
    Bu imkan Turkiye ye verilmedi.
    Bu mucadele hepimizin mucadelesi, ve hep beraber bu tip dusuncelere karsi cikiyoruz.Hepimiz , Ataturkun cocuklariyiz.
    Tekrar tebrikler ve basarilar.
    Zeynep Baysal

  2. haymatloslu demiş

    Sonuna kadar birlikteyiz unutmayın bizler sessiz çoğunluğuz son radde geldiğinde ezer geçeriz. Selamlar

  3. MEHMET demiş

    HERBİRİNİZİN KAFASINA FETHULLAH GÜLEN BÜYÜKLÜĞÜNDE TAŞLAR DÜŞSÜN

    HOŞ KAFASINDA BEYİN OLMAYANA O TAŞDA KAR ETMEZ AMA EN AZINDAN BİR DENEME OLUR.

    YALANLARLA, İFTİRALARLA, VEHİMLERLE KENDİNİZİ YİYİP BİTİRİYORSUNUZ.

    ASLINDA CEVAP VERMEYE VE YORUM YAPMAYA BİLE DEĞMEZ ÇÜNKÜ MİLLET KERVANI SAĞDAN SOLDAN GELEN SESLERE ALDIRMADAN YOLA DEVAM EDİYOR.

    SİZİN İRTİCA, GERİCİLİK, KARŞI DEVRİM IVIR ZIVIR DİYEREK SALDIRDIĞINIZ VE AKLINIZCA DÜŞMANLIK ETTİĞİNİZ VE SAVAŞTIĞINIZ İSLAM DİNİ, ALEMLERİN EFENDİSİ HZ. MUHAMMED ALEYHİSSALATU VESSELAM, KUR’AN-I AZİMİŞŞAN VE KAİNATIN VE ALEMLERİN YOKTAN YARATICISI ALLAH CELLE ŞANUHU’DUR.

    AÇIKTAN BUNLARA SÖVEMEDİĞİNİZDEN BUNLARI TEMSİL ETTİĞİNİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ MÜSLÜMANLARA SALDIRARAK, BUNLARA OLAN HINCINIZI ALMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ.

    KARŞI DEVRİM KRONOLOJİSİ DİYE YAYINLADIĞINIZ DELİ SAÇMASI ZIRVALARIN % 90′I KUR’AN VE EZANIN SERBEST BIRAKILMASI VE ÖĞRETİLMESİ NEREDEYSE.

    SİZ ALLAH’LA SAVAŞIYORSUNUZ.

    TARİHTEN GÜNÜMÜZE ALLAH’LA SAVAŞAN NEMRUTLAR, FİRAVUNLAR, EBU CEHİLLER, EBU LEHEPLER, VE DAHA NİCE KEFERE, FECERE HAİN HAYATLARINI ZİLLET VE ALÇAKLIK İÇERİSİNDE YENİLGİYLE BİTİRİP, BAĞIRA BAĞIRA VE ÖĞÜRE ÖĞÜRE ÖLEREK, KENDİ ELLERİYLE VE BÜTÜN GÜÇLERİYLE SONSUZ CEHENNEM ATEŞİNİ KAZANDILAR.

    O ALLAH DÜŞMANLARININ BUGÜNKÜ VERSİYONCUKLARINI BEKLEYEN DE AYNI AKİBET.

    ŞUNU KAFANIZA SOKUN.

    KAİNATIN YARATICISI VE HAKİMİ OLAN ALLAH’LA (C.C.), ONUN HAK PEYGAMBERİYLE(S.A.V) ONUN KİTABIYLA VE ONUN SALİH KULLARIYLA SAVAŞILMAZ.

    ALLAH’LA SAVAŞANIN SONU DÜNYADA HÜSRAN, ÖTEDE HÜSRAN VE SONSUZ CEHENNEM ATEŞİDİR.

    BUNU KAFANIZA İYİCE AMA İYİCE SOKUN, KENDİ ELİNİZLE KENDİNİZİ SONSUZ CEHENNEME ATMAYIN.

  4. fatmanur demiş

    SİZ ALLAH’LA SAVAŞIYORSUNUZ.

    yukarıda böyle konusan kişiliksiz sen FETTOŞU ALLAH OLARAK MI görüyorsun tövbe tövbe.. benim ALLAHIMLA KİMSE ARAMA GİREMEZ KALBİMİN IŞIGI DOĞRULTUSUNDA ONUNLA İLETİŞİME GEÇERİM FAKAT SİZ GİBİ ‘KİŞİLİKSİZLER’ HER YOLDA BİRİLERİNİ ARKANIZA ALIRSINIZ BU YOL ALLAH YOLU OLSA BİLE… BİZ SAVAŞIMIZI M.KEMALDEN DE DENİZ GEZMİŞLERDEN DE BU YANA TEK BAŞIMIZA VERİRİZ… SİZ GİBİ Bİ YERLERE SIRTIMIZI DAYAMAYIZ!!!!!!!!!!! ALLAHIM SİZİ BAŞIMIZDAN ALSIN YOKETSİN. AMİN.

  5. hasbihal demiş

    sızıntı hakkında söylenenlere katılmıyorum ve bu şekilde bir anlaşılam yada anlamya çalışma art bimaksat taşıyor olmaktan ileri gelemez bence..bende birkaç senelik sızıntı okuruyum ve şunu söyleyebilirmki asla ama asla dediğiniz şekilde şeyler ifade etmiyor..son derece mantıklı bir ilim kültür dergisi..türk gencliğine de hitap eden bir dergi..ilimden bilime kültüre..edebiyattan fene yoruma makaleye kadar herşey mevcut vede çok faydalı..günümüz şartlarında boşa tüketilen saatler tv basında gecen ömürleri düşününce tam bir kültür insanı dergisi diyebilirim..ayrıca yorumlar çok acımasızca yapılıyor..sanki arena havası veriliyor buraya..bazı medeni olmayan ifadeler hakkaten yakışmıyor..hakaretle bir yere varılmıyor..daha öncede dediğim gibi..sempatizan değil sadece önyargısızca birşeyleri irdeleyip anlamaya çalışan biriyim..müsamaha lütfen..herkes kendine yapar.devir körükörüne inanma vakti değil..vicdanı tatmettikten sonra akıl da gelir yürekte gelir ardından..ama önce medeniyet.duymadığım hakaretler duydum bu sitede..kimseye yakışmaz..birbirimize düşecek kadar düşemyelim..saygılarımla..

  6. hasbihal demiş

    mehmet arkadaşımın yorumları ilgimi çekti diyebilirim..ama her yoruma açığım..aksi yorumlardada kanıt ve mantık oluğu sürece aklidir..tarafsızca birşeyleri anlamaya ve de öğrenmeye çalışan biriyim sadece..belge ve kanıtla sunulursa gerekçeler çok daha sevinirim.saygılarımla..

  7. Emrah demiş

    Ulan fettoşcu puşt seni. Sen nasıl bir müslümansında insanların haşa Allahla savaştıgını düşünüp ağzına alabiliyorsun bu kelimeyi. Senmisin şimdi müslüman. Ben imanın şartlarını yerine getiren bir insan olarak sizden utanıyorum. O minicik beyninizi doldurulup sizden olmayanlara karşı savaş vermeye başlıyorsunuz. Yazık size. Mahşer günü en buyük cezanız insanlar arasında ayrımcılık yapamak olacak yani bölücülükten hesep vereceksiniz farkında deilsiniz. fettullahın yaptıklarını söylememe gerrek yok sana nede olsa anlamıyorsunuz. gözünüze gönlünüze perde inmiş görmüyor duymuyor hissetmiyorsunuz. Turkun dini ona bir siyasi alet degil ona yol gosteren bir kilavuzdur. sizin yolunuz fettullahın yolunda gitmek bölmek asmak kesmek. Hz muhamet (sav) yolundan gitmek deil AllaH ın yolundan gitmek deil. Vede fettulaha giden yol allaha giden en kestirme yol deil.

  8. albay demiş

    işte bizim farkımız burda ortaya cıkıo okadar yorum içerisinde gülen cematinden bir kiişinin azını bozduğunu gördünüzmu aama sen kardeşim ne o öyle lafa ‘pust’
    ile başlıosun bu 1. 2. si sen islamın sartlarını cidden uysaydın bizim hakkımızda böle konusmazdın cunku ozaman gülenin asıl amacını anlrdın.3.sü kulaktan dolma kaynağı belirsiz haberlerle kimseye haker etme ve iftira atma tmm mı.4.sü bizler kimse ile savas içerisinde değiliz kapımız herkese acık yorumları okuduysan eğer bunu gayet ii sekilde anlarsın cunku bize okadr hakaret etmisinizki ama biz hiç size kotu hitapta bulundukmu?? şimidi kim savascı kim barıscı anladınmı ;)

  9. şakirt demiş

    Uyanın ey İslam alemi, sabatay sevinin torunları dinimizin içini sardılar.Müslümanın çocuğu sanki dinini öğrenezmişte, bunlar müslüman çocuğuna kendi sabatayist doğrultularında müslümanlık öğretecekler. Dünyada oluşmuş ne kadar zındıklık akımı varsa önce kendilerinin seçilmiş kimseler olduklarına inandırılanlardan çıkmıştır.Milyarlarca insandan oluşan İslam alemi içinde neden sadece bir ülkeden bir gurup insan seçilsin.Acaba bu ülke sınırları dışındaki müslümanların ne kadarı, buradaki bir takım zevatın, İslam için özel seçilmiş olduğu martavalını kabul ediyor veya böyle birşey duysa acaba hangi tarafıyla güler.Duyuyorum ki, hoca dua etmişte galatasaray iki gol atmış vs vs ardı arkası gelmeyen tevatür dolu martavalları okuyan sabataycılar, yarın bilmem kim efendiye vahiy geldi, kalkın şurayı alt üst edeceğiz gibi ayaklanmalara sevk etmeleride ihtimal dahilindedir.Bunlar Ramazanlarda vs. hadi sizin evinizde bugün iftar edelim vs. ayakları yaparlarsa sakın kabul etmeyin.Bunların amaçları sureti-haktan maskelerle ailelerinizin içine sızarak ailenizin mahrem bilgilerine daha sonra sizleri kendi amaçlarına uygun olarak kullanmak üzere ulaşmaya çalışırlar.Size bir öneri,böyle bir teklif yaptıklarında bizim ailemiz sizin hakkınızda müspet düşünceye sahip değil, isterseniz bizi kendi ailenizin içinde ağırlayın ki, bu büyük sevapdan mahrum kalmayasınız dediğinizde, yüzlerindeki o sureti-haktan maske düşecek gerçek yüzü ortaya çıkacaktır. Arkadaşlar önce ders çalışalım ayağıyla yanaşıp daha sonra din diyanetle ilişkisini kuramadığınız tuhaflıklar başladığında bu meseleyi asla kendi başınıza halledebileceğinizi düşünmeyin, halledememeniz için ne yapacaklarını çok iyi bilirler.Ailelerinize başvurup, iyi niyetle bunlarla arkadaşlık ettiğinizi daha sonra cevaplayamadığınız durumlarla karşılaştığınızı anlatmalısınız. Bunlardan ancak, ailenizin bu abi vs isimler takınan sabatay tohumlarına, çocuğumun peşini bırak, yoksa ben senin peşini bırakmam demesiyle bu saçmalıktan kurtulabilirsiniz, önce yalandan babalansalarda,bazı kuvvetlerin nazarındaki umumi tuvaletten daha berbat olan sicillerinin tekrar tekrar ortaya dökülmemesi için defolur giderler.Gençler bilinki asıl meslekleri insanların boşluklarından istifade etmek olan ve amaçlarına gitmek için her yolu denemekten geri durmayacak bu sahtekarlar geçmiştede sabatay sevi hareketi olarak zuhur edip, koca Osmanlı imparatorluğunu param parça ederek ülkemizi felakete sürükleyenlerin soyundan gelip onların yarım kalan işlerini tamamlamak amacıyla hareket etmektedirler.Genç arkadaşlar çoğunuz bilmez, eskiden bir sağcı,solcu hikayeleri vardı.Şu andada kendini İslam adına her türlü işi yapmaya tam yetkili ve yapacağı her işin sadece kendilerine belletilen amaca hizmet olması nedeniyle tartışmasız doğru olduğunu zanneden, kim tarafından ve nasıl bir işte kullanılmak üzere seçildiğini kimsenin bilmediği fakat kendilerini gizli/kutsal davanın seçilmiş adamı sanan kişiler üretiliyor ki, böyle bir durum binlerce PKK dan daha tehlikelidir.Bizler ise o davaya, şu davaya hizmet ediyorum deyip arkasıyla dağları devirenlerin yıkıntıları ve arkalarında bırakacakları pisliklerle uğraşmak istemiyoruz.Çünkü onların dava dediği şeye bir çokları benden uzak olsunda nerede olursa olsun demekte. En tepede oturan, sürekli pembe gözlük takınarak dolaşan kişide eminim ki, bir çok konudan habersiz,ve zannediyorum ki,burada asrısaadet devri yaşandığını düşünmekte. Genç arkadaşlarım bizler belli bir yaşa geldik, belki bu gün var ama yarın yokuz. Sizler kendi geleceğinizi bu sabatay tohumlarına hizmet ederek mi, yoksa azami dikkat göstererek mi şekillendireceksiniz, karar sizin.Burada maddi durumu müsait olmadığından, bunlarin pisliğini sineye çekmek zorunda olan arkadaşlarımı ayrı tutuyorum ve diliyorum ki, bunların pis oyunlarının içine düşmeden kurtulmayı başarabilsinler. Durumu iyi olanlar da bir kez daha kendi muhasebelerini gözden geçirsinler.

  10. ŞAKİRT demiş

    Müslüman paranı kazanırken ne kadar çok çaba harcıyorsun ki, bir kuruş haram karışmasın diye.Hepimiz biliyoruz ki,hesap saatinde sadece parayı nasıl ve nereden kazandığımız değil, nereye harcadığımızda sorulacak.Gene biliyoruz ki, koca Osmanlı İmparatorluğunu adına sabatay sevi yoldaşları denilen müslüman kisvesindeki yahudiler bir kanser mikrobu gibi her tarafından sararak param parça ettiler.Peki, bunların torunları ne oldu tövbekar olup bir kenara mı çekildiler, ASLA !!!!!….Gözüne pembe gözlük takmış,asrı-saadet hülyalarındaki birinin arkasına bir güzel saklanıp, bu tabirimi de mazur görün, çünkü kendisinide bir anlamda sabataycı amaçlarına ulaşmak için kullanıp, fetulahçılık maskesiyle müslüman çocuğunu kendi dedelerinin taktikleri uyarınca sabatayist/müslüman yoluna çekmeye koyuldular ki, dedelerinin tamamına erdiremediği işi bunlar bitirecek.Siz bana doyuncaya kadar kızın önemli değil yalnız kızman bitince koca imparatorluğu parçalayanın torunu için bu ülkeyi parçalamak ne kadar zor olabileceğinede kendiniz karar verin. Ben ise durumu müsait olmadığı için mecburen,mecburiyetten bunların her türlü atraksiyonlarına ve gelecekte talep edebileceklerine katlanmak zorunda olanlara kızmıyorum haklılar şartlar zor kimi bulabilirseler ona yönelmekte,aslında sorumluluk yardımı yapan müslümanda.Her kuruşu helal olan müslüman, yalancıktan iki müslüman kelamı edenlere, bunları yeterince sorgulamadan, tamamen müslümanı aldatmaya yönelik tiyatro oyunlarının ardından, her kuruşu helal ve emek karşılığı parasıyla yardımcı olmasının karşısındayım.Kendimde bu tiyatro salonlarından geçtim elden geldiğince bir şeyler yaptım ama şu anda dinimin muhafazası için kesinlikle bunlardan uzak durmak ve ancak ikna olduğum zaman denetimli olarak yardımda bulunmak kararındayım. Bunlar yalandan bir kaç garibanı toplar vitrine çıkarır duygu sömürüsünü yapar topladıkları parsayı önce kendileri gibi sabatay tohumlarının ihtiyaçlarına, artanınıda kimselere sezdirmeden sabataycılık amaçlarının gerçekleşmesi için gerekli yollara aktarırlar.Müslüman hiç kimsenin bir başkasının hayır işlerine kafa yormaya hakkı yoktur,şuraya verin buraya vermeyin demeyede ayrıca müslümanda böylesi katakulliciliğinden şüphelendiklerinden verdiği parayı kesmek yerine sürekli denetim altında tutarak ufak meblağlar vererek bunu İslam için mi, harcıyor yoksa sabatay tohumunun kesesinemi dolduruyor iyice araştırması, bunların ihanetine uğramamak için şarttır. Ben verdim vazifemi yaptım gerisine karışmam diyerek vebalden kurtulamazsın ki, senin paranı islamın altını oymakta kullanmadığından da, emin olamazsın.Ağızlarından düşmeyen laf biz hallederizdir ki, bir an önce müslümanın paracıkları yahudi dönmesinin kesesini doldursun. Müslümanın gizli işi olmaz ne iş yapıyorlarsa gözümüzün önünde yapsınlar.Emin olacağız ki bu sabatay tohumları duygu sömürüsünde,laf cambazlığında, müslümanın boşluğundan yararlanmada profesördür çünkü gece gündüz bundan başka bir şeye kafa yormaz. Uzunun kısası, siz bu söylediklerimi yalan bilin, yardımda bulunduklarınızı her yönden iyice araştırın farklı bir şey bulursanız beni utandırın.Ama bunu çok geç kalmadan bu yaratıkları iyice semirtmeden yapın.

  11. Mehmet Gül demiş

    Tüm Yozgatlı Bozkurtlar adına muhterem hocamız,saygıdeğer insan Sn.Fethullah Gülen’e dinimize yaptığı önemli hizmetleri nedeniyle
    teşekkürlerimizi ve minnet duygularımızı sunmayı bir borç biliyor,
    kendisine uzun ömür ve sağlıklar diliyor ve dahil olmaktan gurur duyduğumuz muazzez dinimiz İslam’a hizmet adına gözümüzü kırpmadan her zaman için emirlerini beklediğimizi saygılarımızla bildiririz.

  12. onur demiş

    AKP hukumetine oy veren butun herekese tessekkur ediyorum. tebrik ederim 2 kilo komure sattinizi memleketi. kendinizi dusunmuyosaniz gelecginizi cocuklarinizin gelecegini dusunmuyormusunz. o verdiginiz oylarla daha ne sehitler verip. toprak saticaz yabancilar. daha kac yabanci sirkete peynir ekmek gibi vericez devlet kurumlari ve sirketlerimizi. kim bilir daha nakadr boy eyicez ABD ve AB nin talimatlarina, ve bilderburgen misyonlarina. tesekkurler sizde olmasaydiniz bunlarida goremiyecektik, iktidardakileri daha tanimis olduk sizin sayenizde. ve tume ataturkcu dunenlere sesleniyorum, tek bir dilegim var daha iyi bir muhalefet.

  13. [...] Kurtuluş Savaşımızın kahramanlarına “kahpe” diyen zihniyete daha ne kadar katlanılacak? [...]

  14. cihaderi zişan demiş

    siz bunlara gerçekten inanıyor musunuz yoksa bu yalanlar hit kazanmak için mi… Kurtuluş savaşımızın kahramanlarına kahpe diyen …….. Öyle olsa idi SAid nursi’yi Atatürk meclise davet edermiydi… Hadi diyelim ki böyle birşey olmadı veyahut Said Nursi bir memleket düşmanı… Öyle olsa Vatanı için gidip savaşmaz ve uslara esir düşmezdi… esir düştü ve nicola nicolaviç koccaman rus çarının dayısı o Rus komandanı geldiğinde istifini bilebozmadı herkes kalkıp hürmet ederken üstad umursamadı bile… Ve siz bu safsatalara güveniyorsunuz ve vatan haini diyorsunuz. Öyle olsaydı hükümetin açtığı binler davadan en azından birini kaybederdi. Üstad varolduğundan beri durmadan iftiralara maruz kaldı vefat etti hala iftiralara maruz kalıyor. Demekki sizin bu dinsizlik cereyanına öyle bir çomak sokmuş ki yerinizde duramıyor sağa sola ve ihlaslı ve dindar olan kişilere sataşıp duruyorsunuz…

    Müsterih ol üstadım senin ardından gelenler günden güne çoğalacaklardır..

    cihad_eri_zisan@hotmail.com

  15. cihad_eri_zisan demiş

    yaptığım yorumları silmişsiniz hah işte sizden tam bunlar beklenirdi. Siz böyle yapmaya devam edin. Güneş altında gözünü kapayan yalnız kendine gündüzü gece yapar…

  16. ALİ HAYDAR demiş

    Atilla Koç bu uyuyan bakan degil mi? tek hainliği uyumak olabilir bunun el insaf yaaa huuu…kim bu Ömer Çelik bu adanalımı doğulumu aslı nereli bilmem ama bende fazla sevmedim. Bülent Arınç bu kişi sivri dilli ama milli marşta gözleri yaşarıyor.adam filan öldüreceğini de sanmıyorum. Cüneyt Zapsu bundan bende işkillendim. Egemen Bağış bunu pek bilmiyorum ,Kemal Unakıtan bu antisempatik bir tip filan ama ne hainlik yapmış oğlunun tavuklarına mısır mı aldırmış ne öbürleri öküzü boynuzları ile yutuyordu bu nun ki yine küçük kalır tavuğun önündeki küçücük darı ne olacak. neticede 15 – 20 tane bankayı hortumlayıp devleti 50 milyar dolar zarara sokanların yanında sıfır kalır. Recep Tayyip Erdoğan ” hadi bu adam gürcümü ne türk değil ama Ama Abdullah Gül hem türk hemde kayserili onuda beğenmiyonuz ne diyeyim.Anavatan Partisi Korkut Özal Turgut Özal işte şimdi kim olduğunuzu anladım.siz ne kadar iyi insan varsa ona kötü dediğinize göre kötülerede iyi dersiniz.veli küccük iyidir size göre.apo , dursun karataş içinde yas tutuyorsunuz dur herhaldem. Avrupa Birliği Devleti bu damı hain adı üstünde AVRUPA rusya çin abd endonezya birleşik arap emirlikleri ve dağistan bunlar kendi menfaatlerini düşünecekler bunlar birer ülke be nasıl hain olabilirler.Vatandasları var Türkiye avrupa milli macında avrupalı avrupayı tutacak Türkler de Türk milli takımını ERGENEKONDA BU maçta yenilmemiz için Fatih Terime suikast düzenleyebilir yadam Kaleciye para yedirip gol yememizi sağlar işte hain budur. Yoksam AVRUPA NİYE HAİN OLSUN. SONRAM ONLARDA bize Türkiye hain dese bu hamura su yetermi..?

  17. Barış demiş

    Senin gülenin ABDnin usagı olmus herif normal bir imam hatip mezunuyken nerelere geldi müslümanlık karşıtı olarak gördüğünüz ABDnin köpeği olmuş Dışarıda açılan okullarda Türk sevgisi aşılanmıyor Cumhuriyete demokrasiye duyulan nefret aşılanıyor.CIAnın en büyük silahıdır fettullah gülen Yahudi lobisinin en güçlü adamı Bu kadar okulu nasıl açıyor sanıyorsunuz herif hayatında ticaret yapmamış normal bir din hocasıyken geldiği yerlere bakalım

  18. LOKİ(onur) demiş

    fetullah gülen osuruğu ve yaverleri sızıntı dergisi ve benzeri dergi ve yayın kuruluşlarını Bundan yıllar önce 50 li yıllarda ve sonrasında ALMANYA ya para kazanmak için giden anadoludan çıkmış sefil kimsesiz işçilerin emekçilerin paralarını çalarak kurdu….fetullah ve yaverleri çalışmadan kolay para kazandılar.Oradaki işçi olarak çalışan anadolunun bilmem hangi köyünden gelmiş vatandaşları ki biri babamdır(ama babam fetullah gibi adama günahını vermez o ayrı mesele)size burada camii yapacaz size dininizi yaşatacaz falan fişman diyip kandırarak emeklerini hayallerini umutlarını sevdalarını çalmıştır . holdinkler kurmuştur..yayın organları kurmuştur daha çok çalabilmek daha çok sevda yı sömürmek için adam yemek için!.Ve daha sonra bu düzene bu gidişata dur demek isteyen kişi ve platformları dinsizlikle suçlamış halkın onları lanetlemesini istemiştir.Ve malesef benim garip halkım o osuruk sesine ve yaverlerine inanmıştır sanmıştırki o osuruk sesidir doğruyu söyleyen o osuruk sesidir bize doğruyu gösteren..Buda yetmemiştir bu osuruk ve yaverleri başka diyarlara varmıştır böylece osruruğun sesi başka başka ülkewlerdede yankılanacak ve daha çok sevda daha çok umut çalabilecek ve adam yiyebilecektir.Bu seferki hedef kitlesi bir umuttur diye bütün yokluğa bütün olumsuz koşullara rağmen ayakta durmaya çalışan hergün sabahı bekleyip güneşle birlikte hayata merhaba demeyi başarabilen insanlardır az gelişmiş ülkelerde…Karargahlar kurmuştur artık..osuruk olarak kendisi yumuşak bir zemin tercih ettiğinden ne paralarını çaldığı işçi insanların ülkesinde nede o fakir ama harbiden gururlu yaşayan insanların az gelişmiş ülkelerinde kalmayı istememiştir..O amerikada dayısı babası ve amcası olan CIA deki akrabaları ve yakınları tarafndan yaptırılan kuş tüyü döşeklerde oturmayı uygun görmüştür…B u osuruk böyle bir mahluktur…bilgllerinize…Herkese selamlar YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE!!

  19. aydınlık demiş

    Mehmet Kafkas sen beyinsizin tekisin.Kafkas soyadı sana yakışmıyor.Kafkaslara hakaret oluyor .
    sen sadece bizim tek önderimize tek liderimize ileri geri konuşabilirsin .Basit bir insansın çünkü.Kendinizi ona buna sümüklü fetoşa kanıtlamak için yazıyorsun .Ama zavallı olduğunun farkında bile değilsin .çünkü beynin yıkanmış

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>